26 Şubat 2012 Pazar

Biraz da işleme yaptım...



Bu kez de işledim. Kalp ve kalbi oluşturan küçük deniz kabuğu motifleri; her ikisine de bayılıyorum. Bir de üzerine yazayım dedim: AŞK... Herşeyin başı. Önce sevmek lazım...



Bir duvar panosu bu, ben kapıların üzerine de bir şeyler astığım için kapının üzerinde değerlendirdim.



Elimdeki pembe kumaşa uyması için bordo-pembe tonlarında degrade bir işleme ipliği kullandım.



İşlemeyi bir internet sitesinde gördüm. Sitedeki fotoğraftan çıkardım şablonu. Sitede şahane şeyler var. Sizlere de fikir olabilir, ben yapmak üzere bir çok şey beğendim. Siteyi buradan inceleyebilirsiniz.



İşlemenin hemen üzerine "love" yazdım. Aynı işleme ipiliğini burada da kullandım.



Alt kısımda kurdele, dantel, düğme, çiçek, yani elimde ne varsa kullandım.



Askı olarak çöp şiş kullandım. İki yanından renk renk kurdeleler sarkıttım.



Panomun arka tarafını, zeminde kullandığım kumaşla çevirdim.



Çok eğlenceli bir iş oldu. İşleme, süsleme herşey var. Zaten bende bu ara bir maymun iştahlılık var. Şu anda hem patchwork, hem örgü, hem de işleme, hepsini bir arada yapıyorum.



Örgünün son zamanları artık. Bahar geldi mi, örgü örmek istemem artık. Bu yüzden önce örgüleri bitirip sizlerle paylaşacağım. İki tane bebek battaniyesi örüyorum, biraz da süslenecek tabii... Sonra karşınıza çıkacaklar.

En kısa zamanda görüşmek üzere diyelim mi? Sevgiler hepinize...

31 Ocak 2012 Salı

Son işler...

Tatil başta iyi bir fikir gibi gelse de, düzene alıştığımdan olacak, düzensizliği ve plansızlığı beni bitirdi. Ne uyanma saati belli ne yemek saati... Evde plan, düzen olmayınca el işi yapmak da hayal oluyor tabii. Yani tatilde pek bir şey yapamadım. Bunlar tatilden hemen önce tamamlanan mamuller.


Daha önce de patchwork manzaraları çerçeveye koymuştum.Eskileri burada. Yine öyle bir çalışma. Kışın içimizi ısıtacak yelkenli, denizli ve güneşli bir manzara.


Biraz işleme ve biraz kumaşla hazırladım. Ayrıntıları bu resimde biraz daha iyi görünüyor.


Burada da bir bahar manzarası. Ağaç, güneş, çiçekler. Anlatacak fazla bir şey yok. Yer, ağacın gövdesi ve yaprakları kumaş, diğer kısımları işledim.


Kırmızı çerçevenin içini yemyeşil ağaç doldurdu.


Birde çantamız var. Çanta karelerden oluşuyor. Üzerindeki çiçek merserize iplikle örülmüş bir dantel. Dal ve yapraklar aplike.


Çiçeğe yakından bakış.

Bu defa arayı açmadan, en yakın zamanda görüşme dileklerimle...

9 Ocak 2012 Pazartesi

Annem'den sallanan sandalyeme hediye...


Benim şu sallanan sandalyem çok şanslı... Minderleri bir örgü, bir patchwork değişip duruyor. Sürekli farklı tarzlarda giyiniyor sandalyeciğim... Bu kıyafeti annemden hediye.

Aslında bir çeşit örgü- patchwork çalışma olarak nitelenebilir. Kareleri kumaştan değil de örerek yaptığımızı düşünelim. Ben renklerine bayıldım. Desenlere de tabii. Annem aynı model karelerden kendisine yatak örtüsü ördü, bize de bu çalışmadan iki güzel minder düştü.


Bu resimdeki, sandalyenin alt kısmındaki minder. Annem kareleri farklı farklı örmüş. Üzerlerine de çeşitli işlemeler yapmış. Bazılarına bahçedeki çiçekleri, bazılarına nazar boncuğu, bazılarına da küçük yelkenliler işlemiş. Bu minderin arkası yeşil yünle bütün olarak örülmüş.


Burada da arkadaki yastığın bir yüzünü görüyorsunuz. Bu yastığın iki yüzü de farklı karelerden oluşuyor.


Aynı yastığın arka yüzü de işte böyle. Cıvıl cıvıl renkler ve kareler, değil mi?


Uzaktan bütününe şöyle bir bakın...


Kareleri yakından incelemek isterseniz. İşte burada onlara yer verdim. Çitten uzanmış çiçekler.


Zincir işi ile işlenmiş nazar boncuğu.


Dalında bir çiçek.


Bir yelkenli.



Ve bahçedeki çiçekler.

Bir haftadır hastaydım, bugün biraz daha iyiyim. Uzun ara bu yüzden oldu. Hiçbir şey yapamadım, bilgisayarı bile bugün açtım. Umarım bu minder ve yastıkla verdiğim ara için kendimi biraz affettirmişimdir.

Bu yazının sonunda hepinize sağlık diliyorum. Bir kez daha anladım ki, o olmayınca hiçbir şey olmuyor.
Sevgilerimle...

4 Ocak 2012 Çarşamba

Van için örüyoruz...

Van İçin Örüyoruz!

2012 Yılının ilk yazısı bir sosyal sorumluluk projesi ile ilgili. Projenin adı; Van için Örüyoruz.

Ben bu projeden yardımsever arkadaşım Banu http://durupdururken.wordpress.com/ sayesinde haberdar oldum. Projeyi Sevgili Alev http://www.dogumfotosu.com/ sayesinde haber aldık biz. Onların deyimi ile "fikir ailesi" ise Arda ve Gül.

Adından da anlaşılacağı gibi, Van'daki çocuklar için örüyoruz. Ayrıntılı bilgiye projenin internet sitesi " http://vanicinoruyoruz.com/"dan ulaşabilirsiniz. Ayrıca facebook sayfası da var: http://www.facebook.com/vanicinoruyoruz

Ben bir kazak ördüm bile. Herkesten destek bekliyoruz.

Hedef, çocukların üşümemesi.

28 Aralık 2011 Çarşamba

2011'in son yazısı - Yeni yıl çorapları




Yılbaşı geldi, geliyor ve ben yeni yıl çoraplarını ancak bitirdim. Sanırım 2011'in son ürünü bu çoraplar olacak.



Çoraplarımı televizyonun üzerindeki rafa astım. Şömine yokluğunda rafla idare ediyoruz :D



Kumaş olarak çuval kumaş kullandım. Üzerlerine Şapkalı Sue ve erkek arkadaşının motiflerini aplike ettim. Çorabın burnunu ve topuğunu kalın sutaşları ile belirledim.



Bu arkadaş Sue'nun erkek arkadaşı :P Adını bilmiyorum, bilsem yazarım.



İşte bu da Sue Hanım. Minicik parçaları aplike ettim, Sue'nun elbiselerini uyumlu ve şık yapabilmek için.

İçlerine şeker, çikolata doldurup çocuklara küçük bir ziyafet sunacağım.



Bu çorabı da daha önce hazırlamıştım ama sizlerle paylaşmadığımı farkettim. Keten kumaştan diktiğim çorabı bordo kumaşla ve yine Şapkalı Sue ile süslemiştim.



Bu da çam ağacı taşıyan Şapkalı Sue. Seviyorum ben bu kızı...

Yeniyıl dileklerimle bitireyim bu yazıyı.

Hepinize sevgi, barış, sağlık ve bolluk dolu bir yıl diliyorum. 2012 Herkese istediklerini getirsin.


Sevgilerimle...

23 Aralık 2011 Cuma

Ho Ho Ho! Kapıya Noel Baba geldi...



Bu yıl yeni yıl hazırlıkları için geç kaldım biraz. Çam ağacını kurdum, geçen yıl kullandığım süslerle süsledim. Ama başka bir şey yapamadım. Bugün bu durumun verdiği rahatsızlıkla kolları sıvadım. Ve Noel Baba'yı kapıma getirdim.



Yabancı bir sitede görmüştüm modeli, onu uyguladım. Model benim yarattığım bir şey değil, ama bulanın ellerine sağlık.



Beyaz yoyolar ve iki renk polar kumaştan oluşuyor.



Beyaz yoyoları iki boyda hazırladım. Beş tane büyük boy yoyo var. Şapkanın kenarında ve Noel Baba'nın çenesinde ve şapkanın tepesinde. Diğerleri daha küçük ve 22 tane.



Şapkayı kırmızı polardan iki kat hazırladım. Ten rengine yakın renkte bir polardan da yüzünü. Gözler iki düğme. Gözlüğü kahverengi iplikle işledim. Dikmek zor geldi, sıcak silikonla yapıştırdım bütün yoyoları.



Bir de çam ağacının önünde fotoğrafladım. Biraz küçüğünden de çam ağacına süs mü yapsam?

Çok eğlendim ben bu Noel Baba'yı yaparken... Belki sizlere de fikir olur, biraz eğlenmenize vesile olurum.

Mutlulukla...

11 Aralık 2011 Pazar

Bir çanta daha...



Bu ara yazdığım yazılarda hep annemin yaptığı işler vardı. Bu da benim bu ara biraz tembel olduğumu gösterdi. Aslında tam olarak tembellik değil; aynı zamanda birkaç işe birden başlamanın acı sonucu. Ama işlerim bitmeye başladı.



İşte bu çanta. Beni takip eden arkadaşlarımın alışık olduğu gibi kare kare... Ama bu kez karelere bir hareket getirmek istedim.



Çantanın alt kısmı rengarenk karelerden oluşurken üst kısmı çiçeklerle süsledim. Mavi çiçeği merserize iplikle ördüm. Diğer iki çiçeği ise şerit kumaşları yuvarlayarak hazırladım.



Kumaş sapları taktım. İç kısmını kırmızı kumaşla astarladım.



Bu çantayı da diğer çantalarım gibi elyafladım. Çantalarda sıkıştırılmış elyaf kullanıyorum. Biraz keçeye benzeyen bir malzeme bu. Çantayı dik tutuyor.



Bir de bu taraftan bakın bakalım!



Daha önce başlangıç aşamasında yayınladığım işlemem de bitti. Şimdi asıl yerine yerleştirmeye çalışıyorum. Oldu olacak... Birkaç güne kadar onu da beğenilerinize sunmayı hedefliyorum.

Herkes için gönlünce bir hafta olsun.