13 Haziran 2011 Pazartesi

Bir çanta daha...



Sözümü tuttum. Çantalara devam ediyorum. İşte ikinci çantam.



Daha önce benzer modelde yastıklar yapmıştım. Bu modeli çok seviyorum. Rahat rahat renklerle oynayabiliyorum.



Tam yazlık bir çanta oldu. Rengarenk...



Zemini çeşitli kumaşları birleştirerek oluşturdum. Üzerine çiçek, kuş evi ve kelebek aplikeleri yaptım. Pamuk ipliği ile yorganladım.



Kelebek...



Çiçekler...



Kuş evi...



Yorganlama...



Resimleri balkonumda çektim. Lavantamın tomurcuklarını gördünüz mü?



Sizler için bol bol resimledim. Umarım zevkli bir seyir olmuştur.



Eylemlerim devam edecek :)

10 Haziran 2011 Cuma

Çanta'm geldi



Çok çalışkanım çok... Havalardan mı bilmiyorum birkaç gündür bana birşeyler oldu. Elimdeki örgüleri, kumaşları ortaya döktüm; aynı anda birkaç tane çantaya başladım. Bu çanta ilk tamamlanan oldu.



Bu motifi merserize iplikle örmüştüm. Bir yerlerde kullanılmayı bekliyordu. Merserize ipliklerin özellikle böyle canlı renklerine bayılırım. Örneğini ise yıllar önce bir yerlerde görüp, dantel ipliği ile örüp kenara koymuştum. Günü geldi, işime yaradı.



Kumaşla yaptığım sap ve iki yaprağın çiçeği, bu örgü motif oldu. Sap ve yaprakları aplike yaptım. Yaprakları yorganlama dikişi ile canlandırdım biraz.



Arkasını beyaz üzerine mavi çıtır çiçekli bir kumaşla yaptım. Çantanın önünü ve arkasını içlerine elyaf ve astar koyarak tamamladım. Sapları da ön ve arkada kullandığım kumaşlarla hazırladım.



Çabuk ve keyifli bir iş oldu. Devam ediyorum. Çeşit çeşit çantalara hazır olun. İyi bir haftasonu dileklerimle...

8 Haziran 2011 Çarşamba

Verimli bir haftasonu

Bu yazıyı Pazartesi günü yazacaktım. Geçirdiğim güzel hafta sonunu ballandıra ballandıra anlatacaktım. Ama bugün günlerden Çarşamba olmuş, haftanın yarısı bitmiş ben ancak oturabildim bilgisayarımın başına. Yakın bir arkadaşımın eşi zor bir ameliyat geçirdi. Gecikmemin mazareti budur.

Hafta sonu www.yapyapistir.wordpress.com atölyede bir etkinlikteydim. Sevgili arkadaşım www.durupdururken.wordpress.com sayesinde haberim oldu bu etkinlikten. Birlikte gittik. Burası şahane bir yer. İçeri girdiğiniz andan itibaren yaratmamanız mümkün değil. İşte bu atölyede, hepimizin bulaşık yıkamakta kullandığımız Scotch brite bulaşık süngeri ile neler yaptık neler...



Bulaşık süngerlerinden atölyedeki bir aletle çeşitli şekiller kestik. Bu şekilleri "patates baskısı" yöntemiyle bez çantaların üzerine aktardık.



Çok güzel çantalar çıktı ortaya. Ama ortamdaki samimiyet ve sohbet herşeyin ötesindeydi.



İşte benim çantam :)


Tak çantanı koluna herkes kendi yoluna :)

NOT: Hiç resim çekemedim. Resimlerini kullandığım için www.kuzinedekizaranekmek.com'a teşekkür ederim.

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Lavantalarım...



Bu lavantaları geçen yıl balkonumda yetiştirdim. Büyükçe saksı bir lavantam var balkonda. Gözünün içine bakıyorum. Geçen yıl bu kadar lavanta verdi. Bu lavantalar benim için pek değerli.



Ne zamandır bu lavantaları nasıl değerlendireceğime karar veremiyordum. Aklıma kelebekler geldi. Lavantayla kelebek birbirine yakışır diye düşündüm.



Aplike kelebekler yaptım. Arka tarafını iki kat tülle diktim. Lavantalarımı içine koydum.



Diğer kelebekler de bu gördükleriniz. Morlu, pembeli, yeşilli bahar renklerinde...



Lavanta uykusuzluğa da iyi geliyormuş. Bunları uykusuzluk çeken arkadaşlarıma hediye ettim, yataklarının başucuna asıp mis gibi kokularla uyusunlar diye.

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Sonunda battaniyeyi bitirdim



Yaz gelmeden bitirmem lazımdı bu battaniyeyi. Çünkü havalar ısındığında örmek fazlaca ısıtırdı beni. Neyse bitirdim. Başlangıcını burada sizlerle paylaşmıştım.



Beni battaniyemi örerken gören pek çok arkadaşım da aynı örnekten battaniyelere başladılar. Bu örneği örmek gerçekten çok keyifliymiş. Ben hızımı alamadım, kocaman bir şey oldu.



Şimdilik kanapenin yanında "throw" misali kullanıyoruz. Hava İstanbul'da ancak bugün ısındı. Biz de bu güne kadar akşamları keyif yaparken üzerimize çektik battaniyemizi.

Battaniye bitti. Yeni projelere başladım bile. Fotolarını çektiğim gibi paylaşacağım sizlerle. Herkese bol güneşli günler dilerim.

3 Nisan 2011 Pazar

Bahar geldi, blogum özgür, ben coştum...

DNS ayarlarını değiştirerek de olsa bloguma kavuştum; bahar da geldi, artık beni kim tutar. Yarım kalan işlerimi bitirmeden önce tüm bu heyecanları yansıtacak bir şeyler yapmalı dedim. Hemen küçük bir parçaya bu işlemeyi yaptım. Lynette Anderson adında bir patchwork gurusu var. Bu hanım şahane şeyler yapıyor. Bu işlemeyi orada gördüm, birkaç küçük değişiklik yaparak uyguladım.



Kuş evlerini ve minik pembe kalbi kumaşla yaptım, dallar, yapraklar, çiçekler, kelebek işleme.



Bu işlenmiş parça çantanın kapağı oldu. Çantayı nasıl yaptım?Her zaman olduğu gibi büyük kısmını elde yaptım. Ama birleştirme işleri makina ile daha hızlı ve sağlam olduğu için o aşamada makina kullandım. Sizler için aşamaları fotoğrafladım.



İlk aşama kartona teyellenmiş kumaşları birleştirme aşaması.



Arkadan görünüşü de böyle.



Çantanın önü, arkası, kapağı hazır. Öndeki patchwork kısmı yorganladım. Arkada ve işlemeli kapak kısmında yorganlama yok. Ama her tarafını elyafladım.



Bütün parçaları makinada birleştirdim. Kahverengi kumaştan bir askı hazırladım. Kumaş birit ve düğme ile kapatıyoruz çantamızı.

Takalım çantamızı omuzumuza, çıkalım dışarıya. Havalar hala biraz değişken ama bahar geldi, güneş yüzünü gösterdi. Bende bahar hazırlığı böyle oluyor. Hepinize sevgiler, güneşli, sıcacık günler diliyorum.

28 Mart 2011 Pazartesi

Bu hafta Çocuklarla Çalıştık...

İki haftadır bir büyük oğlumun projesine, bir küçük oğlumun projesine yardım ediyorum. Büyük oğlum Yankı 6.sınıf. O artık büyüdü, kendi kendine epey yol alıyor. Ama küçük oğlum Çağrı henüz 2.sınıf. O'nun yardıma ihtiyacı oluyor doğrusu.



Projemiz "İstanbu'un Tarihi Yerleri". Biz "Anadolu Hisarı"nın maketini hazırladık. Ekibimiz 4 yakışıklıdan oluşuyor. Yakışıklılar sırasıyla Çağrı, Can, Eren ve Metehan.

Maketlerimizi henüz sergilenecek şekilde yerleştirmedik. Üstteki resimde bizim Anadolu hisarı ve diğer bir ekibin hazırladığı Boğaz Köprüsü görülüyor. Ayasofya'dan Topkapı Sarayı'na kadar pek çok maket hazırlandı. Yarın hepsini düzenleyip sergilenmeye hazır hale getireceğiz.



Anadolu Hisarı'nı ince mukavva ve oluklu kartonla çalıştık. Surlar kaplanmış kibrit kutuları. Deniz, buruşturulmuş peçete üzerine boyama. Ağaçlar, taşlar, gemi,...

Hep kendi marifetlerimi paylaşırdım sizlerle, bu kez çocuklarla ortak çalışmamızı paylaşmak istedim. Bloglarımıza kavuştuğumuz bu güzel günlerde 'çocuklar gibi şen'iz.

26 Mart 2011 Cumartesi

Şükürler Olsun! Bloguma Kavuştum.

Bloglarımızın başına gelen büyük talihsizlikten sonra ilk kez bloguma ulaşabildim. Bloguma ve arkadaşlarımın bloglarına ulaşamamak çok rahatsız edici, çok sıkıntılı bir süreç oldu. Ayarlarımda değişiklik yaparak ulaşabildim bloguma.

Böyle bir yasaklamayı aklı almıyor insanın. Aslında ülkemiz bu tür olayların, yasakların, toplatılmaların, tutuklamaların, adaletsizliklerin şaşırtmadığı bir ülke oldu son günlerde... Her çeşit özgürlüğün kısıtlanması ve bu konudaki çaresizlik çok acı.

Paylaşılacak çok şey var. Ama sanırım hala pek çok bloga ulaşılamıyor. Bu durumda da insanın birşeyler paylaşası gelmiyor ne yazık ki. Bitsin bu yasak, bitsin bu ayrılık.

Bu yazıyı herkesin okuyabilmesi dileğiyle...

17 Şubat 2011 Perşembe

Yastıklarla geldim

Uzun ara verince, yazıya başlamak ve başlık bulmak ne zormuş! En iyisi güzel bir "merhaba" ile başlamak. Yoktum bir süredir. Hem işlerim vardı, hem de bilgisayarın başına oturmak konusunda tembellik ettim biraz. "İnsan bilgisayar konusunda da tembel olur mu?" demeyin, bende var böyle huylar.

Lafı çok uzattım. İki tane yastığım var sizlerle paylaşacağım. Aslında bu yastığı Sevgililer Günü'nde paylaşmak vardı ama... Küçük karelerden ve üçgenlerden oluşan bir kalp.



Rengarenk kumaşlardan elde hazırladım. Artık biliyorsunuz kalpleri pek seviyorum ben. Yastık kare şeklinde. Kenarlarını bordo renkli hazır verev şeritle tamamladım.



Kalbi oluşturan kareleri içlerinden yorganladım.



Üçgen parçaları da yorganladım tabii. Kalbin kenarlarını her zaman favorim olan krem rengi kumaşla hazırladım. Dış kısmını, yine krem renk ağırlıklı küçük ekose desenli bir kumaştan yaptım.



Diğer yastığım dikdörtgen şeklinde bir manzara.(!) Manzara çok iddialı oldu. Aslında bir elma ağacı.



İşte elma ağacı ve üzerindeki elma. Elmayı aplike yaptım, sapını nakış ipliği ile işledim.



Bu elmacık da yere düşmüş :)



İki tane de lale işledim. Çalıların arasından iki lale uzanmış.



Yastığın arkasını iki renkle hazırladım. Kenarlarını da diğer yastıkta kullandığım bordo renkli şeritle tamamladım.



Bugün İstanbul'da soğuk ama güneşli bir hava var. Yazıyı bitirmeden yastıklarımı alıp balkonun o güzel güneşinde birer fotoğraflarını çektim. Sizin de günleriniz bu yastıklar gibi güneşli ve cıvıl cıvıl geçsin.

12 Ocak 2011 Çarşamba

Annem'den patchwork çanta

Bu aralar benden hayır yok. Hastalıklar, çocukların okulları derken elimdeki işler sürünmekte. Bir şey tamamlayamayınca sizlerle paylaşmakta mümkün olmuyor. Tam bu aşamada imdadıma annem yetişti; bu çantayla...



Çarşıya, pazara giderken alınacak, misafirliğe giderken el işi veya ayakkabı konulacak çok amaçlı bir çanta.



Elde birleştirilen parçaların, yani zeminin renk uyumunu ben çok beğendim. Üzerine iki ayrı figür yerleştirmiş. İlk figür yo-yo'lardan oluşan bu çiçek. Yo-yo'lar koyudan açığa doğru giden mavi renk tonunda. Çiçeğin sapı ve yaprakları yeşil kumaşla aplike yapılmış. Üst kısımda işleme ile bir arı yapmış.



Diğer figür ise çiçekli bir saksıdan çıkan arı kovanı. Ayrıntıları anlatmayayım siz resimden tadına vara vara inceleyin. Annem işleme yapmadan duramıyor. Sarmaşık dalı ve arı bu işlemeler.
Belki bilirsiniz brezilya nakışı ve kurdele nakışı asıl ilgi alanları. Annemin diğer işlerini burada görebilirsiniz.



Burada görülen çalışmayı, parçaları biraz daha büyüterek uygulayıp koltuk örtüsü veya duvar panosu yapabilirsiniz. Bu benim çok uyguladığım bir yöntemdir.



Ne diyelim, annem güle güle, iyi günlerde kullansın.
Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.