7 Şubat 2010 Pazar

Tatilden döndüm... Yatak Örtülerim serisine devam..

Herkese merhaba! Kısa tatilimiz bitti, evimize döndük. Eşyaları yerleştirme, çamaşır yıkama ve evi toparlama işleri bittikten sonra bilgisayarla buluşabildim. Dinlendim, eğlendim, enerji depoladım. Yeni projelerle geliyorum.

Tatilde hiçbir işle uğraşmadığım için, bu yazıda daha önce yaptığım yatak örtümü paylaşacağım. Belki bazı arkadaşlarım bu örtüyü oğullarımın sünnet yatağının resimlerinde görmüşlerdir.



Bu örtüyü tamamen elde, yaklaşık 3 ayda yaptım. Tafta, kadife ve ipek kumaşları kullandım. Kare şeklindeki parçalardan oluşan örtüyü, her karenin yarım santimetre içinden yorganladım.



Bitince görüntüsü beni memnun etti ama gerçekten zor bir iş olmuştu. Boyut büyük olunca yorganlama da zor oluyor. Astar olarak lacivert tafta kullandım.



Resimlerde farklı yastıklar görülüyor. Dikdörtgen yastıklar, yatak örtüsü ile aynı büyüklükteki karelerden oluşuyor. Bir de küçük karelerle yaptığım, kare şeklinde yastıklar var.



Bol bol fotoğraf koymak istedim. Işık değiştikçe renkler farklı görülüyor.



Yatak örtüsünü çocukların sünneti için yaptım ama şimdi kendi yatağımda kullanıyorum.



Evimdeki üç yatağın örtülerini sizlerle paylaşmış oldum. Yankı'nın ve Çağrı'nın deniz temalı örtüleri ve benim örtüm. Artık bu örtülere yenilerini eklemem gerektiğini düşünüyorum. Belki de yeni projeler, yeni yatak örtüleri olur.



Hepinize sevgilerimle...

27 Ocak 2010 Çarşamba

Yaşasın! Kış tatili...



Sevgili dostlar, yaklaşık 10 gün yokum. Çocuklar güzel karneleri ve yarı yıldaki yoğun çalışmaları sebebiyle bir tatili hak ettiler. Biz de anne baba olarak gereğini yapıyor ve onları tatile götürüyoruz. Aynı zamanda en az onlar kadar yorulan kendimi de tatili hak etmiş sayıyorum.
Bir taraflarımızı kırmadan dönmeyi umut ediyorum. Hepinize güzel, mutlu, verimli bir yarı yıl tatili diliyorum.

19 Ocak 2010 Salı

Denizci'nin yastığı



Günlerim pek hareketli bu aralar. Ama araya işlerimi sıkıştırmazsam olmaz. Bu da araya sıkışanlardan. İşlemesini bir kaç ay önce yapmıştım. Şerit kumaşları da bir ay kadar önce hazırladım; ama bir türlü bir araya getirememiştim. Sonunda baykuşlu yastığın hemen ardından bunu da tamamladım. İkisi de mavi tonlarda oldu. Bu aralar mavi kumaşlar dikkatimi çekiyor galiba.



İşlemeyi kasnakta brezilya nakışı iplikleri ile yaptım. Yelkenlinin bir yelkenini kumaşı aplike ederek oluşturdum. Kenarları patchwork'de "log cabin" olarak kullanılan bir teknik. Şeritlerle çalışılıyor. Bir ara "Patchwork Öğreniyoruz" köşem için sizlere bol fotoğraflı bir örnek hazırlarım.

Yastık dikmeyi seviyorum. Eve kişilik yansıtıyor yastıklar. Birbirine benzeyen mobilyaların, birbirine benzeyen evler yaratmasını önlüyor. Ben tam hızla üretime devam ediyorum.

27 Ocak'ta çocukları kar tatiline götürüyoruz. O zamana kadar tamamlanacak işler var. Bu kez kış tatili hazırlığı, yünlerle haşır neşirim.

En kısa zamanda buluşmak dileğiyle...

Ödüle teşekkür...



Sanal alemin, insanı mutlu eden ve yaratma heyecanını çoğaltan organizasyonu ödüller... Sevgili arkadaşlarım;
yelda, evimin incileri Belgin , ojeli parmaklar ve Ness verdikleri bu güzel ödülle beni çok mutlu ettiler. Çok teşekkür ediyorum. Sizleri çok seviyorum.

Ödülü beni izleyen, bu sayfayı okuyan herkese gönderiyorum, sevgilerimle birlikte.

6 Ocak 2010 Çarşamba

2010'un ilk yazısı Baykuşlu Patchwork Yastık

Geldi, geliyor derken 2010 yılının 6.gününü bitirdik. Ben de bilgisayarın başına ancak oturabildim. Umarım bu yıl, herkes için güzellikler getirir.

Benim için her şey güzel başladı. Yılbaşı gecesi arkadaşlarımızla birlikte dışarıdaydık. Bol kahkahalı, danslı, eğlenceli bir gece ile başladık bu yıla. Çocuklar da palyaço eşliğinde kendi eğlencelerinde, pek mutluydular. İnşallah bu yıl başladığı gibi keyifli geçer.



Gelelim sizlerle paylaşacağım yastığa... Bu kez yastığa sevimli bir baykuş konuk oldu. Baykuş motifini ne zamandır kullanmak istiyordum. Baykuş örneklerini toparlıyordum heryerden. Öyle güzel baykuşlar varki nette. Önce bir kaç tanesi arasında kararsız kaldım; sonunda bu baykuşu yaptım. Bu arada baykuşlarıyla ünlü blogger arkadaşlarımın sitelerinden de faydalandım. Sevgili Kelebek'in yayınladığı bu baykuştan etkilendim biraz. Gerisi de benden...



Gövdesini oluşturmak için çeşitli tonlarda mavi kumaş kullandım. Baykuşun pullarını, U şeklinde iki kat kumaştan diktim. kenarından makina çekip ters çevirdim, üst kısımlarından zemin kumaşına diktim. Diğer bölümler aplike.

Baykuşun alnını, gözlerini, burnunu, ayaklarını, kanatlarını polar kumaştan hazırladım.



Baykuşumu bir dala kondurdum. Dal ve yapraklar yine polardan. Yapraklara merserize iplikle damar şeklinde işleme yaptım. Yastığın ön yüzünün tamamını altına elyaf koyarak yorganladım. Elyaflayıp, yorganlayınca pofuduk oluyor ve bence daha hoş görünüyor.

Bu arada kahverengi ile mavinin uyumu nasıl olmuş? Benim hoşuma gitti, ama sizlerin fikirleri de çok önemli. Beğendiniz mi?

17 Aralık 2009 Perşembe

Yılbaşı için ağaç süsleri hazır...


Bir önceki yazımda size geçen yıl için hazırladığım ağaç süslerimi göstermiştim. Ve bu yıl için çalıştığımdan sözetmiştim. İşte bu yılın ağaç süsleri karşınızda... Ağacın üzerinde "toplu gösterim" ile başlıyoruz.



Şimdi yeni süslerimi tek tek tanıtayım. Yukarıdaki üçlü takım yıldız, çorap ve kalpten oluşuyor. "Crazy" tekniği ile hazırladım. Kalp ve yıldızın içini elyafla doldurdum. Çorabın ön kısmını elyafla yorganladım.



Buradaki üçlümüz ise yine aynı şekillerden oluşuyor ama yıldız daha küçük. Süsleri üçlü gruplar halinde hazırladım. Böylece dükkan'ıma koyacağım.



Başka bir üçlü... Hepsinden bir grup kendime, bir grup dükkan'a hazırladım. Kendim için olanları ağaçta görüp beğenenler satın almak isterlerse diye hepsinden ikişer tane hazırladım.



Bunlar da pembeler...




Ağacıma yukarıdan aşağıya doğru bakalım mı? Büyük yıldızı tepe süsü olarak kullandım. Kuş ve armut geçen yılın süsleri...



Ağacın orta kısmı. Kardan adam da geçen yıldan. Diğerleri yeni süslerim.



Bu da ağacın alt kısmı. Ayak kısmını bir örtü ile kapattım. Hediye kutularını henüz hazırlamadığım için ağacın altı boş kaldı. Ben de hediyeleri yerleştirinceye kadar evdeki sepetlerden birini ağacın altına koyayım dedim. Üzerinde de geçen yıl çocuklar için hazırladığım çorapları ve yaptığım tek bez bebeği koydum. Bez bebeğimin yüzünü daha yapmadım, ama olsun pek belli olmuyor.

İşte böyle! Bu yılın ağacını beğenilerinize sunuyorum. Sevgilerimle...

9 Aralık 2009 Çarşamba

Yeni Yıl gelirken...



Yılbaşını çok severim, her şeyin "başı"nı, başlangıçları sevdiğim için. Süslemeler, hediyeler... Bizim geleneğimizde pek olmasa da ağaç süslemeyi de seviyorum. Acemice, çocukları sevindirmek, eğlenmek ölçüsünde süsleniyor bizim ağaç, ama olsun.



Lafı uzatmayayım. Resimlerdeki ağaç geçen yıl süslediğimiz ağaç. Geçen yıl bir kaç tane kumaş ağaç süsü yapmıştım. Sizlerle bu süslemeleri paylaşmak istiyorum. İlk resimde "kalp" , ikinci resimde" kardan adam"ı görüyorsunuz.



Buradaki de "çan". Alt kısmına küçük bir zil takmıştım.



İşte bir tane de "armut". Armutun yaprağını da merserize iplikle örmüştüm.

Bu süslemelerin yapımı tamamen bana ait ama modelleri nette dolaşırken çeşitli yerlerde gördüğümü söylemeden geçmeyeyim. Yani tasarım tam olarak değilse de uygulama kesinlikle bana ait.

Bu yıl yeni bir şeyler de yapacağım tabi. Ama henüz başlayamadım. Küçük oğlumun doğum günü hazırlıklarını yapıyorum. O bitsin yeni yıl hazırlıkları başlayacak. Biraz geç kaldım ama yetişirim herhalde. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum...

2 Aralık 2009 Çarşamba

Çeşit çeşit düğmeler...



Bugün sizlerle yeni aldığım düğmeleri paylaşmak istedim. Yukarıdakiler en cicileri... Dikişle ilgili objelerden oluşan bir düğme gurubu. Makara, makas, iğne, dikiş makinası, mezura. Bunları kullanacağım bir şeyler yapmalıyım hemen!



Buradaki düğmeleri çok sevdim, hemen aldım. Gülen yüzler nasıl ama?

Patchwork de süsleme için düğme çok kullanılıyor. Hatta bazen düğme başlı başına bir süsleme oluyor. Bu nedenle patchworkle uğraşanların değişik düğmelere her zaman ihtiyacı olur. Ben de düğmeleri çok kullanırım. Daha önce yayınladığım işlerimden "I love train" de trenin tekerleklerini düğmelerle uygulamıştım.



Bunlarda daha klasik formlu düğmelerim. Bunlarla neler yaparım diye düşünmeye başladım bile.



Daha önce paylaştığım işlerimden biri daha: "Ağaçlı, koyunlu yatak örtüsü". Burada da düğmeleri köşelerde yorganlamayı tamamlamak için kullanmıştım.



Canlı, neşeli ve renkli düğmelerim de bunlar.



Bu modelin büyük olanlarından çiçek yapıyorum. Daha doğrusu düğmeyi çiçek yerine kullanıyorum. Aşağıdaki resim "bahar yastığı" yazımda anlattığım yastıktaki bir uygulama. Turuncu düğme çiçek olarak saksıdaki yerini almış. Ayrıca yoyo'ların ortasında da düğme güzel duruyor.



Özet olarak düğmeler patchwork de işlere hem renk, hem de boyut getiriyor. Ve işleri biraz kolaylaştırıyor. Herkese kolay gelsin.

27 Kasım 2009 Cuma

Bayramınız Kutlu Olsun...



Herkesin Kurban Bayramı kutlu olsun... Bu bayramı sevdiklerinizle, sağlık ve mutlulukla geçirmenizi diliyorum.

Sevgilerimle...

24 Kasım 2009 Salı

Kutu Kutu pense...

Herkese merhaba! Herşeyden önce bütün öğretmenlerin, "Öğretmenler Günü"nü kutluyorum. Umarım daha refah, mesleki olarak olanaklarının daha fazla olduğu, mutlu günler geçirirler. Ülkemizdeki sıkıntılarla boğuşan tüm öğretmenlere saygılarımla "günlerini" kutluyorum.



Gelelim yazımızın konusuna; kutulara... Bu kutular annemden, çeşitli zamanlarda kapladığı kutular. Hepsi ayakkabı kutusu, bir tanesi hariç, zaten o da belli sanırım. Annem yaptığı işlerden artan kumaşları böyle değerlendirdi. Bu kutulara malzemelerini koyuyor. Bir kütüphanesi var, kutuları o kütüphaneye koyuyor. Pek derli toplu, pek şirin gözüküyor.



Bu resimde gördüğünüz kutular ipekli bir kumaşla kaplanmış. Bu kumaştan teyzoşumla birlikte kuzenimin evine yastıklar diktiler. Aynı renk kumaşın, üç farklı deseninden diktikleri yastıklardan bu kumaşlar artmış. Bizimki hemen kutuları elyafla birlikte kaplamış. Ben bu kutulardan kuzene de verin, yastıklarla uyum olur dedim ama verdiler mi bilmiyorum.



Bu kutularda da pazardan alınan, yukarıdakine benzer ipekli bir kumaş söz konusu. Kutuyu kapladıktan sonra kenarlara "sutaşı" yapıştırmış annem. Bunlarda süsleme de var. Bir tanesinde hazır deri bir çiçek, diğerinde kürk bir pon pon.



Bu kutu da yastık dikiminden arta kalan kumaşlardan. Kumaş az kaldığı için bir tane kutu kaplayabilmiş. Süsleme için püskül kullanmış. Kenarlarda yine sutaşı var.



İşte bu kutu aslında en orjinal olanı. Annem bu kutuyu doğal iplikle örmüş. Hem kutuyu, hem de kapağını. Süslemek için küçük kağıt çiçekler ve kurdeleleri kullanmış.

Bunlar da bizden kutu kaplama manzaraları.

Bu aralar yazılarımın araları açıldı. Farkettim ve toparladım kendimi. İşlerimi de hızlandırdım. Yani en kısa zamanda görüşmek dileğiyle. Sevgiler...

20 Kasım 2009 Cuma

Bir "cüceleştirme" çanta daha...



Önceki yazımda sözettiğim diğer çanta da bitti. Bununla biraz daha oynadım. Bu defa da %100 yün iplikle ördüm, küçülttüm. Diğeri tam dikdörtgendi bunu biraz daha açılı yaptım. Alt kısmı dar, üst kısmı geniş...



Bir bantla kapatma aparatı yaptım. İki tane şerit, bandın deliğinden geçip bağlanıyor. Tamamen uydurdum. Ama kullanışlı gibi...

Bu arada küçültmek için yıkarken yünlerin rengi de değişiyor. Pembe gibi görünen renk bordo, açık görünen kısım ise ebruli bir sütlü kahve idi.

Herkese mutlu, umutlu, eğlenceli hafta sonları :D

14 Kasım 2009 Cumartesi

Bence "keçeleştirme", çocuklara göre "cüceleştirme"

Geldim... Geldim... Okullar açılıp bir de kış geldi mi koşturmam hiç bitmiyor. Kaç gündür yeni bir yazı yazmak için oturup, yazamadan kalkıyorum bilgisayarın başından. Neyse sonunda yazmayı başarıyorum galiba.



Kış geldi mi bende örgü örme dürtüleri artıyor. Bu kez bir tarafıyla örgü bir tarafıyla keçe işi sayılabilecek bir çanta yaptım. Tuhaf bir tanım oldu. Ama açıklayınca bana hak vereceksiniz. Aynı teknikle daha önce de bir çanta yapmıştım. Buradan görebilirsiniz.

Bu çantayı önce yünle örüyorsunuz, bu aşamada en önemli şey malzeme. Çünkü %100 yün olması gerek kullandığımız ipliğin. Böyle bir yünle örüyor sonra çamaşır makinasında yüksek dereceyle yıkayıp küçültüyoruz. Bir anlamda da keçeleştiriyoruz. Tanım şimdi biraz daha anlaşılır hale geldi değil mi?

Siyah ve ekru renkli yünle iki dikdörtgen parça ördüm. Saplarını ve üzerindeki çiçeği yapmak için boru şeklinde bir şerit ördüm. Şeriti örmek için iki ucu açık 5 şişlerden gerekiyor bize. Şeriti örmek çok kolay, hep aynı taraftan örüyoruz. Şöyle anlatmaya çalışayım: 5 İlmeği düz örgü ile başladık, sıranın sonuna geldik.Ters çevirip bitirdiğimiz yerden haroşo örmüyoruz. Tekrar düz örgü ile başladığımız sıra başına gelip, yine düz örgü örüyoruz. Böylece ördüğümüz şerit, yuvarlak boru şeklini alıyor.



Sonra bu şerite çiçek şekli verip çantanın üzerine diktim. Çantayı ördükten sonra, küçültmeden dikiyoruz. Dikme işini kendi ipliği ile yani % 100 yün iplikle yapıyoruz. Saplarını takıyoruz. Tamamladıktan sonra makinaya atıp biraz deterjan koyup, 80 derecede yıkıyoruz. Yaklaşık 1/3 oranında küçülüyor.

İşte çantamın hikayesi bu... Çok keyifli, mutlaka denemenizi öneriyorum. Bir tane daha başladım hemen bitirip, hemen sizlerle paylaşmam lazım. Herkese kucaklar dolusu sevgiler...

3 Kasım 2009 Salı

Üç boyutlu Patchwork Yatak Örtüsü



Bir başka yatak örtüsü ile döndüm. Birkaç gündür blogla ilgilenemedim ama arkadaşlarım yorumları ile beni hiç yalnız bırakmadı. Herkese çok teşekkür ederim.

Bu yatak örtüsünü yine elde ve kartonlu teknikle hazırladık. Hazırladık diyorum çünkü annemle birlikte. Çalışılan "V" şeklindeki parçadan oluşturulan şekil, renklerin kullanımıyla üç boyutlu görünüyor.



Bu yatak örtüsü diğer işlerimde kullandığım kumaşların artan parçalarıyla yapıldı. Tamamen patchwork ruhuna uygun; artan kumaşları değerlendirme.



Parçalar kartona sarılıp hazırlandıktan sonra üçer üçer birleştiriliyor. Bu üçlü oluşumun üst kısmına açık, sol kısmına da koyu renkleri getirdik. Böylece gölgeli, üç boyutlu bir görüntü ortaya çıkıyor. Sanki üst üste konmuş kutular varmış gibi görünüyor.



Örtüyü annem kullanıyor. Aşağıdaki resimleri yatağın üzerinde çektim. Örtü bitince her zaman olduğu gibi elyaflama ve yorganlama yaptık. Kenarına kırmızı kumaşla ince bir şerit geçtik. Canlı bir örtü oldu. Annem severek kullanıyor.



Malum kış geldi, grip korkulu rüyamız oldu. Ben de yazıyı bitirirken en iyi dileğin "Sağlık" dilemek olacağına karar verdim. Hepinize sağlıklı günler diliyorum.

23 Ekim 2009 Cuma

İki Örgü Yastık

10 gündür yeni bir yazı yazamadım ama sakın sizleri ihmal ettiğimi düşünmeyin. Ufak tefek işlerin üst üste gelmesi beni blogla ilgilenmekten biraz uzaklaştırdı. Neyse herşeyi hallettim, karşınızdayım.



Bu kez yaklaşan kışın etkisiyle örgü olayına girdim. Bu yastıklar geçen yıldan. Hoşuma giden her motifi, her örgüyü denemeye kalkınca işte böyle oluyor.

Bu yastığı dekorasyon dergilerinde sıkça görmüşsünüzdür. Pek çok renkle hazırlanmış bu yastıkları görüp, çok beğeniyordum. En sonunda gri angora yünle denedim. İşte sonuç karşınızda. Ördüm ama kullanmadım. Örmesi çok kolay, çok da zevkli. Arkasını da çiçeklerin arasında olduğu gibi zincir çekerek file şeklinde oluşturdum.



Çiçeğin yakından görünüşü de burada.



Bu yastığı da artık hepimizin öğrendiği üçboyutlu örgü ile hazırlamıştım. Herkes bu örgü ile şallar ördü. Ben de bu örgüyü örmek istedim; örgü üçgen şeklinde örülebiliyor. Ama üçgen şalları pek kullanamıyorum, dikdörtgen tercih ediyorum. Bu durum beni durdurur mu? Hayır. Ördüm üçgen şeklinde, sonra katladım. Kare şeklinde yastık oluştu. Nasıl katladım? Şöyle tarif etmeye çalışayım. Üçgenin iki ucunu, ortada kalan köşede birleştirince kare şekli ortaya çıkıyor. Ortadan dikince, işte size yastık.

Umarım, yastıklarım örgü sevdasına tutulan arkadaşlarıma farklı fikirler verir. Herkese güzel bir haftasonu diliyorum. Gönlünüzce geçsin...