13 Aralık 2010 Pazartesi

İşler devam ederken...

İşlerim bitince paylaşmayı seviyorum ama bu kez öyle yapamadım. Çünkü aynı anda birkaç işe başladım. Bitmelerini beklersem uzun zaman geçer. Bu sefer de sepetimdeki yarım kalan işleri paylaşayım sizlerle.



İlk çalışma bir koltuk örtüsü (throw). Dokuz farklı kumaşla hazırladım. Ortada kalan geniş boşluğa işleme veya aplike yapacağım. Karar veremedim henüz.



Kartonlarını çıkarttığımda fotoğrafladım. Önü ve arkası böyle gözüküyor.



Bundan sonraki aşamada elyaf ve astarı yerleştirip yorganlamaya başlayacağım. Örtünün dış kenarına henüz karar veremedim. Şerit geçirebilirim, şerit geçirmeden böylece tamamlayabilirim. Böyle durumlarda yanlarına koyduğum kumaşlarla prova edip son kararı veriyorum. Bakalım:)



Kare parçaların kartonlu hali de işte böyle. Bu iki parçadan yastık yapmayı planlıyorum. Henüz kartonlarını sökmedim. Merak edenler için kartonlu halleri.



Bu da bir başka proje. Yine kare kare... Kareleri kartonlara teyelledim, üst üste dizdim.



Renkleri yukarıdaki gibi. On farklı kumaş olacak. Henüz altı tanesini yapabildim. Bu proje de banyo için halı olacak. Halı tuhaf bir tanımlama oldu ama pas pas desem değil, klozet takımı değil. 100 cm.ye 130 cm.boyutunda bir halı planlıyorum.



Şimdilik birbirine uydurduğum kumaşları teyelliyorum. Kahverengi, bej ve açık mavi renklere sadık kalıyorum. Bunun daha çok işi var. Ama özellikle göstermek istedim işte bir projeye böyle başlıyor ve yavaş yavaş devam ediyorum.



Kış gelince örgü örmek de vazgeçilmezlerimden. Bu motifler de "hanım dilendi bey beğendi". Bu motifleri geçen kış örmüştüm, bu kış birleştirebildim. Bazı günler canım örgü örmek istiyor. Bu "o" günlerin işi.



Yastık yapmaya karar verdim. Arka tarafını örüyorum. Kenarına da küçük bir oya yaparım herhalde.



Bu yünler de en yeni projeye ait. Bugün bir araya getirdim. Şu dalgalı battaniyelerden öreceğim. Elimdeki yünleri döktüm ortaya bunları birbirine uydurdum. Yazımı yazayım başlarım örmeye.



Kahverengi ve bej rengi ile başlayıp, turuncu ve sarı ile devam etmeyi düşündüm.



Koyu yeşil ve açık yeşil(aslında fıstık yeşili fotoğrafta rengi farklı gözüküyor.), mor ve fuşya.



Lacivert ve gri de son renkler. Galiba aralara bir kaç renk daha almak gerekecek. Ben bir başlayayım, bu kadar işi bir arada yaparken yün almaya zaman kalır herhalde.

Hepinize mutlu, verimli (benim buna ihtiyacım var) günler diliyorum.

23 Kasım 2010 Salı

Kapı çelengi ama...



Bu evi hatırlarsınız, geçenlerde işlemiştim. Daha doğrusu işlerken sizlerle paylaşmış, ne yapacağıma karar vermedim, demiştim. İşte bu evi tamamladım. Evimin giriş kapısına astım. Kapı çelengi niyetine...



Evin etrafına işleme ile bir kalp yaptım. Bu işlemeyi internette dolaşırken bir yerlerde görüp beğenmiştim. Üç tane de kırmızı kalple süsledim evimi. Alt kısmına hoşgeldiniz yazdım. Bu yazıyı yazarken uzun uzun düşündüm. "Home sweet home" yazayım dedim, çok uzun geldi, sığmadı. "Welcome" yazmayı düşündüm, vazgeçtim. "Hoşgeldiniz" de karar kıldım.



Kenarını rengarenk kare parçalarla çerçeveledim. Alt kısmına elyaf ve astar koydum. Karelerin iç sınırından yorganladım.



Vee kapıya astım. Kapıya yeni astım, henüz yorumları almadım. İlk yorumlar sizden olsun. Merakla bekliyorum. Sevgilerimle...

15 Kasım 2010 Pazartesi

Bayramınız Kutlu Olsun...



Bu bayram sevdiklerinizle, sağlıkla, mutlulukla, neşeyle geçsin. Herkesin Kurban Bayramını kutlarım. Bayramdan sonra, yeni güzelliklerde buluşmak dileğiyle...

26 Ekim 2010 Salı

Hastayım...

Aslında bu aralar kime sorsam hasta. Ben de hastayım. Boğaz ağrısı ile başlayan soğuk algınlığı serüveni, öksürük ve ses kısılması ile devam ediyor. Sürünüyorum resmen. Evin doğal trafiği bir yandan devam ederken hasta olmak çok zor. Ama şu bir gerçek dinlenmeden iyileşmek mümkün değil.

Bugün biraz daha toparladım kendimi. Ben de buraya ne zamandır birşeyler yazmadığımı hatırlayıp, durumumu "haber" vereyim dedim...



Pijamamı giymişim, ayaklarımı uzatmışım. Ama bana rahat batar. Hemen iş sepetinden birkaç parça kumaş bulup bir ev yapıverdim.



Pencerelerini işlerken resimledim. Devamında neler olacak bilmiyorum. Bir iyileşeyim değerlendiririm, değil mi?

Herkese "sağlıklı" günler diliyorum.

28 Eylül 2010 Salı

Ben bu kareleri birleştirmeyi çok seviyorum...



Rengarenk karelerle uğraşmayı gerçekten çok seviyorum. Daha önce de karelerle oluşan pek çok iş yaptım. Örneğin koyunlarla süslediğim bu yorgan, yatak örtüm, defter kaplarım , buradaki kız bebek yorganı gibi... Bunlar en son karelerim.



Bu da küçük bir yorgan. Bebek yorganı olabileceği gibi koltuk şalı olarak da kullanılıyor. En azından ben öyle kullanıyorum. Ne yapayım bebek kalmadı artık çocuklar büyüdü. Örtüleri değerlendirmek lazım.



Kareleri rengarenk kumaşlarla hazırlıyorum. Boş kaldıkça, ya da bir yerlere giderken yanıma birkaç renkli kumaş karesi, birkaç tane de kare kesilmiş karton alıyorum. Kumaşları kartonlara teyelliyorum. ( Patchwork'un bu aşamasını "Patchwork Öğreniyoruz" başlığı altında anlatmıştım.) Sonra hangi renkleri bir araya getireceğime karar verip elde birleştiriyorum. Elde birleşmezse çok düzgün olmuyor. Kenarına çerçeve olarak diktiğim kumaşın üzerine yorganlama ile motif yapıyorum.



Bu resimlerde daha fazla ayrıntı var.



Ve diğer kareli çalışmam da işte bu gördüğünüz runner. Rengarenk karelerle yaptım bu örtüyü de. Daha önce hemen hemen aynı renkleri sallanan sandalyemin yastık ve minderinde kullanmıştım. İşte resmi...



Bu yastığı ve minderi yaparken hazırladığım karelere birkaç tane daha ekleyerek bu örtüyü hazırladım.



Neşeli, canlı bir örtü oldu. Yazın balkonda sallanan sandalye ile takım olmaz mı?



Birkaç resimle ayrıntıları inceleme fırsatı olsun.



Ben kumaşlarımla, karelerimle uğraşmaya devam ediyorum. Sizlere de rengarenk kumaşlarım gibi rengarenk günler diliyorum.

16 Eylül 2010 Perşembe

Bebek Yorganı bitti...



En son yazımda sözünü ettiğim bebek yorganı ancak bitti. Daha önce bu örtüyü polardan yapmıştım. Polar örtü burada.Bir de kumaşla denemek istedim. Yorganın zeminini lacivert pamuklu kumaşla hazırladım. Astar kenarda da görülen yeşil kumaş.



Üzerine su altında yaşayan hayvanları yaptım. Hayvanları rengarenk polarlardan kestim; zemine diktim. Yukarıda ahtapotum görünüyor. Kocaman ahtapotun uzun uzun kolları var.



Balıkların gözlerinde küçük boncuklar kullandım.



Yengeçlerimi görüyorsunuz. Yengeçlerin şeklini elde çizdim; çizilmiş bulsam daha güzel olabilirdi belki ama aramak için uğraşmadım.



Ahtapotun gözleri hazır satılan oyuncak gözlerinden. Pek şirin bakmıyor mu?



En sevdiğim deniz hayvanlarından biri deniz yıldızı. Deniz yıldızı olmadan böyle bir sualtı kompozisyonu tamamlayamazdım.



Hayvanları aplike ederken astarla birlikte diktim. Yani hayvanların etrafından yorganlanmış gibi oldu. Ayrıca üç renk merserize iplikle aşağıdan yukarıya doğru yosun işledim. Basit bir işleme. Bu yosunlar da lacivert kumaşı, aradaki elyafı ve astarı birbirine tutturuyor.

Bu yorganı yeni doğum yapan bir arkadaşımın sevimli oğluşuna hediye götüreceğim. Sizler bu yazıyı okurken belki de yorgan, sevimli sahibini ısıtıyor olacak.

Herkese neşeli, eğlenceli günler diliyorum.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Annem'den patchwork yatak örtüsü



Sıcaklar ve Ramazan beni oldukça yavaşlattı. Ama annem boş duramıyor. Bu yatak örtüsüne bir kaç ay önce başlamıştı ve bitirdi.



Modeli bir kaç yıl önce yayınlanan bir patchwork dergisinden. Ama renkleri tamamen anneme ait. Yapması çok eğlenceli bir örnek. Ben de daha önce aynı örnekten kardeşime bir duvar panosu yapmıştım. Fotoğrafı yok. (Söyleyeyim de bir fotoğrafını çeksin)



Yatak örtüsünün ana motifi olan kare ve üçgenlerin çevresi aplikelerle süslü. Aplikeler çiçek dalları şeklinde.



En büyük aplikelerden biri dalda yumurtalarını bekleyen bir kuş. Bu kompozisyonu ben de daha önce bu çaydanlık kılıfında kullanmıştım.



Bu ne çiçeği bilmiyorum ama şeklini çok beğeniyorum. Unutmadan, annem aplikelerin altına tela yapıştırarak çalıştı.



Bu da başka bir çiçek dalı.



Ana kareler köşeleri alta ve üste gelecek şekilde, arada birer boş kare bırakarak yerleştiriliyor. Kenarlar üçgen parçalarla tamamlanıyor. Ve bu kısımlar aplike ile süsleniyor.



Ana karelerin yakından görünüşü.



Bir de genel görünüş...



Örtünün yataktaki hali işte böyle. Yastığı yok, çünkü annem henüz yapmadı. Yastığını da yapsın hemen paylaşırım.

Ben de iki tane bebek yorganı yapıyorum. Yavaş ilerliyor ama bitecek. Umarım bayramdan önce bitirir ve sizlerle paylaşırım. Her ihtimale karşı, şimdiden herkese mutlu bayramlar diliyorum.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Kalpli, kelebekli duvar panosu



Sözümü tuttum. Bir önceki yazımda yeni işler geliyor demiştim. İşte yeni tamamladığım duvar panom. Ben duvar panolarını tablolar gibi kullanıyorum. Bir benzerini daha önce yapmıştım. Burada görebilirsiniz. İki pano arasında küçük farklar var, ama genel konsept aynı.



Bu panoyu el dikişi ile hazırladım. 12 Kareden oluşan panomu iki renk kumaşla çerçeveledim. Düz renkli kareleri aplikelerle süsledim.



Kenarındaki ilk çerçevede yorganlama ile kalp motifleri yaptım.



Aplike kalpler üç farklı kumaştan oluşuyor. Bu tekniğe "crazy-çılgın" deniyor.



Kalplerin kenarına, kalın pamuklu iplikle teyel dikişi geçtim. Her birini farklı düğmelerle süsledim.



Ayrıca bütün kareleri ve kalpleri yorganlama ipliği ile yorganladım. Bence yorganlama patchwork'deki motifleri ortaya çıkarıyor.



Buradaki düğmeye bayılıyorum. Gülen yüz...



Panoda kalplerin yanında kelebekler de var. Kelebeğin de gövdesini pamuklu iplikle çerçeveledim.



Köşelerdeki ayrıntılar böyle.



İşte böyle! Ben pano olarak yaptım ama bitince bebek örtüsü de olabileceğini düşündüm. Kalpler ve kelebekler bebeklere de yakışmaz mı?

Çok yakında bir başka işle bu sayfalarda buluşalım. Hepinizi bekliyorum. Sevgilerimle...

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Mis kokulu "merhaba"


Hiç planlamadığım bir haftalık bir ara verdim, bilmem farkettiniz mi? Eşim bir süredir kendini iyi hissetmiyordu ve bu konuda tahlil ve tetkikler yaptırıyordu. Doktorlar dinlenmesini önerdi. Biz de bir haftalık "kafa dinleme" tatili yapalım dedik. Evden çok uzaklaşmadan dinlenebilmek için Adalar'a gittik. Bugün eve döndüm. İlk iş sizlere "merhaba" diyorum. Bavulları açıp yerleşeyim yeni işlerim var hemen yayınlayacağım.

Bu arada üstteki fotoğrafta, petunyalarımın bekçisi, mısır kabuklarından annemin yaptığı bir bebek. Mis gibi çiçek kokuları ile başbaşa kalın. Herkese sevgiler...