20 Kasım 2009 Cuma

Bir "cüceleştirme" çanta daha...



Önceki yazımda sözettiğim diğer çanta da bitti. Bununla biraz daha oynadım. Bu defa da %100 yün iplikle ördüm, küçülttüm. Diğeri tam dikdörtgendi bunu biraz daha açılı yaptım. Alt kısmı dar, üst kısmı geniş...



Bir bantla kapatma aparatı yaptım. İki tane şerit, bandın deliğinden geçip bağlanıyor. Tamamen uydurdum. Ama kullanışlı gibi...

Bu arada küçültmek için yıkarken yünlerin rengi de değişiyor. Pembe gibi görünen renk bordo, açık görünen kısım ise ebruli bir sütlü kahve idi.

Herkese mutlu, umutlu, eğlenceli hafta sonları :D

14 Kasım 2009 Cumartesi

Bence "keçeleştirme", çocuklara göre "cüceleştirme"

Geldim... Geldim... Okullar açılıp bir de kış geldi mi koşturmam hiç bitmiyor. Kaç gündür yeni bir yazı yazmak için oturup, yazamadan kalkıyorum bilgisayarın başından. Neyse sonunda yazmayı başarıyorum galiba.



Kış geldi mi bende örgü örme dürtüleri artıyor. Bu kez bir tarafıyla örgü bir tarafıyla keçe işi sayılabilecek bir çanta yaptım. Tuhaf bir tanım oldu. Ama açıklayınca bana hak vereceksiniz. Aynı teknikle daha önce de bir çanta yapmıştım. Buradan görebilirsiniz.

Bu çantayı önce yünle örüyorsunuz, bu aşamada en önemli şey malzeme. Çünkü %100 yün olması gerek kullandığımız ipliğin. Böyle bir yünle örüyor sonra çamaşır makinasında yüksek dereceyle yıkayıp küçültüyoruz. Bir anlamda da keçeleştiriyoruz. Tanım şimdi biraz daha anlaşılır hale geldi değil mi?

Siyah ve ekru renkli yünle iki dikdörtgen parça ördüm. Saplarını ve üzerindeki çiçeği yapmak için boru şeklinde bir şerit ördüm. Şeriti örmek için iki ucu açık 5 şişlerden gerekiyor bize. Şeriti örmek çok kolay, hep aynı taraftan örüyoruz. Şöyle anlatmaya çalışayım: 5 İlmeği düz örgü ile başladık, sıranın sonuna geldik.Ters çevirip bitirdiğimiz yerden haroşo örmüyoruz. Tekrar düz örgü ile başladığımız sıra başına gelip, yine düz örgü örüyoruz. Böylece ördüğümüz şerit, yuvarlak boru şeklini alıyor.



Sonra bu şerite çiçek şekli verip çantanın üzerine diktim. Çantayı ördükten sonra, küçültmeden dikiyoruz. Dikme işini kendi ipliği ile yani % 100 yün iplikle yapıyoruz. Saplarını takıyoruz. Tamamladıktan sonra makinaya atıp biraz deterjan koyup, 80 derecede yıkıyoruz. Yaklaşık 1/3 oranında küçülüyor.

İşte çantamın hikayesi bu... Çok keyifli, mutlaka denemenizi öneriyorum. Bir tane daha başladım hemen bitirip, hemen sizlerle paylaşmam lazım. Herkese kucaklar dolusu sevgiler...

3 Kasım 2009 Salı

Üç boyutlu Patchwork Yatak Örtüsü



Bir başka yatak örtüsü ile döndüm. Birkaç gündür blogla ilgilenemedim ama arkadaşlarım yorumları ile beni hiç yalnız bırakmadı. Herkese çok teşekkür ederim.

Bu yatak örtüsünü yine elde ve kartonlu teknikle hazırladık. Hazırladık diyorum çünkü annemle birlikte. Çalışılan "V" şeklindeki parçadan oluşturulan şekil, renklerin kullanımıyla üç boyutlu görünüyor.



Bu yatak örtüsü diğer işlerimde kullandığım kumaşların artan parçalarıyla yapıldı. Tamamen patchwork ruhuna uygun; artan kumaşları değerlendirme.



Parçalar kartona sarılıp hazırlandıktan sonra üçer üçer birleştiriliyor. Bu üçlü oluşumun üst kısmına açık, sol kısmına da koyu renkleri getirdik. Böylece gölgeli, üç boyutlu bir görüntü ortaya çıkıyor. Sanki üst üste konmuş kutular varmış gibi görünüyor.



Örtüyü annem kullanıyor. Aşağıdaki resimleri yatağın üzerinde çektim. Örtü bitince her zaman olduğu gibi elyaflama ve yorganlama yaptık. Kenarına kırmızı kumaşla ince bir şerit geçtik. Canlı bir örtü oldu. Annem severek kullanıyor.



Malum kış geldi, grip korkulu rüyamız oldu. Ben de yazıyı bitirirken en iyi dileğin "Sağlık" dilemek olacağına karar verdim. Hepinize sağlıklı günler diliyorum.

23 Ekim 2009 Cuma

İki Örgü Yastık

10 gündür yeni bir yazı yazamadım ama sakın sizleri ihmal ettiğimi düşünmeyin. Ufak tefek işlerin üst üste gelmesi beni blogla ilgilenmekten biraz uzaklaştırdı. Neyse herşeyi hallettim, karşınızdayım.



Bu kez yaklaşan kışın etkisiyle örgü olayına girdim. Bu yastıklar geçen yıldan. Hoşuma giden her motifi, her örgüyü denemeye kalkınca işte böyle oluyor.

Bu yastığı dekorasyon dergilerinde sıkça görmüşsünüzdür. Pek çok renkle hazırlanmış bu yastıkları görüp, çok beğeniyordum. En sonunda gri angora yünle denedim. İşte sonuç karşınızda. Ördüm ama kullanmadım. Örmesi çok kolay, çok da zevkli. Arkasını da çiçeklerin arasında olduğu gibi zincir çekerek file şeklinde oluşturdum.



Çiçeğin yakından görünüşü de burada.



Bu yastığı da artık hepimizin öğrendiği üçboyutlu örgü ile hazırlamıştım. Herkes bu örgü ile şallar ördü. Ben de bu örgüyü örmek istedim; örgü üçgen şeklinde örülebiliyor. Ama üçgen şalları pek kullanamıyorum, dikdörtgen tercih ediyorum. Bu durum beni durdurur mu? Hayır. Ördüm üçgen şeklinde, sonra katladım. Kare şeklinde yastık oluştu. Nasıl katladım? Şöyle tarif etmeye çalışayım. Üçgenin iki ucunu, ortada kalan köşede birleştirince kare şekli ortaya çıkıyor. Ortadan dikince, işte size yastık.

Umarım, yastıklarım örgü sevdasına tutulan arkadaşlarıma farklı fikirler verir. Herkese güzel bir haftasonu diliyorum. Gönlünüzce geçsin...

14 Ekim 2009 Çarşamba

Yatak Örtülerim- Çağrı'nın Örtüsü



"Yatak örtüsü" yazı dizim devam ediyor. Bu örtü de küçük oğlum Çağrı'nın. Bu örtüde de yelkenliler var. Yankı'nın yelkenlileri mavi tonlarındaydı hatırlarsınız. Çağrı'nın yelkenlilerinde maviye ek olarak kırmızı ve tonları da var. Tam "marine" renkleri yani.



Bu örtüyü de elde yaptım. Sadece düz şerit parçaları (kırmızı ve mavi şeritler) makina ile birleştirdim. Yatağın üzerine gelen bölümünde üç farklı model yelkenli var. Bunları değişik renklerle çalıştım. Çerçeve kısmı ise, bir renkli bir açık mavi üçgenin birleşmesinden oluşuyor. Denizci flamalarını hatırlatıyor.



Yatağın yanında duran kütüphanenin üzerinde de bir yastık var. Çağrı bebekken dikmiştim. Yastığa diktiğim cepte oyuncak yengeç saklanıyor. Yengeci bir iple yastığın cebinin içine sabitlemiştim. Balıkları da aplike yapmıştım.

Yastığın hemen önünde yazlık uyku oyuncağımız. Kışlık kaplumbağamız "trevor" yünden olduğu için yazın terletiyor. Bu da "marko" merserize iplikle ördüğüm için yazın daha rahat kullanıyor Çağrı.



Bu resimde örtünün yastığı da var. Ortada tek yelkenli ve flama çerçeveden oluşuyor.



Yatak örtüsünün bir başka fotoğrafı.



Yataklar ranza olduğu için kenar kısımlarını yatağın altına kıvırıyorum. Ama aslında kenarında yaklaşık 50 cm.lik bir etek kısmı var. Bazalı veya karyolalı yataklarla kullanmak gerekirse diye örtüyü geniş hazırladım.



Odadan genel görüntü. Çağrı'nın seyir defteri...

6 Ekim 2009 Salı

Sonbahar Temalı Çantam



Sevgili dostlarım karşınızda "Sonbahar" temalı patchwork çantam. Çoğumuzun bildiği, bazılarımızın takip ettiği 10marifet sitesi bir yarışma düzenlemiş. Konu tahmin edeceğiniz gibi "Sonbahar" . Sonbahar konulu her çeşit el işi ile katılabiliyorsunuz. Sitede en az üç yazısı yayınlanmış üyeler de bu işleri oyluyor. Oylama yazının başlığının yan tarafındaki "tuttum" yazısını tıklayarak gerçekleşiyor. Ben de bu yarışmaya daha önce yayınladığım "Çam Ormanı" duvar panom ve "Leylekli Çanta"m ile katılıyorum. Çantamı anlatmadan önce yarışma bilgilerini vereyim dedim. Bu arada desteğinizi bekliyorum.



Yine tamamen elde yaptığım bir çalışma. Zemin için çeşitli kumaşları carzy mantığı ile birleştirdim. Bundan sonrası aplike. Ağaç gövdesi, yeşil yapraklar, çit ve çitin üzerindeki kuşu aplike yaptım. Ağaç dalının üzerinde bir kuş evi var. Penceresi sedef düğme.



Diğer kuş evi de burada. Buradaki kuş ahşap bir düğme. Ben leylek dedim ama ördeke daha fazla benziyor.

Bunu belirtmeden geçmeyeyim. Tasarım netten. Çok öncelerden bilgisayara görüntü arşivi yapmıştım. Oradaki işlerden aldığım fikirleri, kendi zevkimle harmanlıyorum. Ama bu görüntülerin adresleri yok. O zaman adreslerin gerekeceğini düşünmemiştim. Adres olmasa da başka tasarımlardan etkilendiğim işlerde, belirtmeden geçmemeye çalışıyorum.

Bu yazı burada bitiyor. Hadi şimdi 10marifete gelin; orada buluşalım.

4 Ekim 2009 Pazar

İyi ki doğdun Yankı...

...
Her günüm mis gibi dünya kokan bir kavun dilimi senin sayende.
Bütün yemişler elime güneştenmişim gibi uzanıyor senin sayende.
Senin sayende yalnız umutlardan alıyorum balımı.
Yüreğimin çalışı senin sayende.
...
Nazım Hikmet

Dün, büyük oğlum Yankı'nın doğum günüydü. Bu dizeler O'na... Bütün ömrü mutlulukla, sağlıkla, başarıyla geçsin.

Bu duygusal satırlardan sonra sizlerle doğum günü hazırlıklarımızı paylaşmak istiyorum. Önce davetiyemizden başlayayım. Bu yıl doğum günü temamız "uzay" dı. Davetiyemizi bu temadan hareketle "roket" şeklinde tasarladık. (Ben ve Yankı)



Renkli kartonlardan parçaları ben kestim. Yankı ve Çağrı (küçük oğlum) yapıştırdı. Roketin gövdesi açılıyor ve davet metnimiz ortaya çıkıyor. Gövdede bir de kocaman "Y" harfimiz var.



Sizlerle paylaşacağım diğer ayrıntı da, gelen misafirlerimize verdiğimiz teşekkür hediyeleri için kullandığımız torbalar. Bu torbaları beyaz kumaştan diktim, renkli saplar yaptım. Üzerlerine de yine çocuklarla birlikte "dünya, ay, satürn" baskıları yaptık.



Doğum günü bittikten sonra bu torbaları içlerindeki şeker ve çikolatalarla birlikte, gelen çocuklara dağıttım. İçlerine bir de teşekkür notu koydum.



Yankı ile Çağrı ve gelen tüm çocuklar doğum günü partimizden mutlu ayrıldı. Bunun mutluluğu da bana yetti.

Herkese sevgiler...

29 Eylül 2009 Salı

Çam ormanı duvar panosu



Bu ara patchwork işlerden gidiyoruz. (Söz yakında kurdele nakışından güzel işler de yayınlayacağım.) Yine patchwork, yine rengarenk bir çalışma. Bu çam ağaçları bir duvar panosuna ait. Elde yaptığım çam ağaçları duvarda bir orman oluşturdu.

Bu çalışmamı 10 marifetteki bir yarışmadan haberdar olunca paylaşmaya karar verdim. "Sonbahar" konulu yarışma için bu panoyu 10 marifette yayınlamayı düşünüyorum. Yazının her "tutulması" oy sayılıyormuş. Desteğinizi bekliyorum.



Gelelim panomuza... Bloglar, köşeleri altta ve üstte yer alacak şekilde oluşuyor. Ben orman efektini yakalamak için zemin rengimi yeşil seçtim. Çam ağaçlarının gövdeleri koyu kahverengi, yaprak kısımları farklı farklı renklerde.



Arada kalan yeşil bloglara aynı çam ağacı şeklini yorganladım. Örtünün kenar kısımlarını yine yeşil kumaştan üçgenlerle tamamladım.



Bu panoyu duvar için yapmıştım ama kapının üzerinde kullanıyorum. Daha önce çalışma odamda raflı kütüphanenin ön tarafına örtüp, malzemelerin dağınık görünüşünü saklamıştım.

Ben bazen kapıdan, duvardan sıkılıp birşeylerle örtme isteği duyarım. Böylece herşeyin havası değişiyor. Ev ruh durumumuza göre giydiriliyor.



Yatak örtüsü olarak çok güzel olur. Ama yapılması biraz zor bir örnek olduğundan olsa gerek ben bu kadar sabır gösteremedim. Dokuz çam ağacından oluşan, küçük bir orman bana yetti.

28 Eylül 2009 Pazartesi

İğnedenlik ve Mezura Kılıfı



Mezuramın kılıfı ve iğnedenliğimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Modeli internette görüp aynen uygulamıştım. Şimdi adresi buraya koymak için aradım ama bulamadım. Yani tasarım bana ait değil ama uygulama bana ait.

Ev motifini ön tarafında da arka tarafında da uyguladım. Mezurayı içine yerleştirip, sadece metre kısmını dışarıda bıraktım. Uç kısma yani tutma bölümüne de bir düğme diktim.



İğnedenlik için tek yüze ev motifini koydum; arka tarafı düz bir kumaş. Kolayca yapılabilecek bir şey ama çalışma masamıza biraz şıklık, biraz neşe katıyor.

Ben görünce çok beğenmiştim. Hatta buradan yola çıkarak farklı kılıflar yapmayı da düşünüyorum. Henüz sadece düşünce aşamasındalar ama olsun.

Yeni çalışmalarla, en kısa zamanda görüşmek dileğiyle...

25 Eylül 2009 Cuma

Yatak Örtülerim- Yankı'nın Örtüsü



Yeni bir seriye başladım: Yatak örtüleri... Önce oğullarımın sonra da kendi yatağımın yatak örtülerini sizlerle paylaşmak istiyorum. İlk yatak örtümüz büyük oğlum Yankı'nın. Yankı'ya hamile olduğumu öğrendiğimde başlayıp, doğduktan sonra tamamlayabildiğim ilk patchwork yatak örtüm.



Yine tamamını elde yaptım. Asıl örtü yelkenlilerden oluşuyor, üst ve alt kısmınıda farklı aplikelerle tamamlamaya çalıştım. Renkler deniz renkleri... Beyazla kombinlediğim mavi tonları.



Yukarıdaki resimlerde örtünün yastıklı ve yastıksız görüntüsü var. Yastık da işte burada. Yine yelkenli kareyi temel aldım. Etrafındaki beyaz kısmı baklava deseni, elde yorganladım. Yastığı kılıf şeklinde hazırladım. Boyutu kullandığımız yastıklara uygun.



Yatak örtüsünü çekerken Yankı'nın odasından genel bir görüntüyü de ekledim.



Yatağın üzerinde tamamı gözükmediği için açık şekilde görüntüledim. Yatağın üzerine gelen kısmı yelkenli desenli kareler ve boş karelerden oluşuyor. Boş karelerin üzerinde yorganlama ile oluşturduğum desenler var. Deniz kabukları ve deniz yıldızı. Resimlerin üzerine tıklayınca daha iyi gözüküyor.



Yatağın yan tarafına gelen kısımları lacivert-beyaz kumaşla oluşturdum. Üst kısma da yine aplike ile bir güneş kondurdum. Yatak örtüsünün tamamı da ayrı bir manzara gibi oluyor. Denizdeki yelkenlilerin üzerinde güneş parlıyor.



Yatak örtüsünün alt kısmında aplike tekniği ile yaptığım manzara yer alıyor. Klasik deniz fenerini ıssız adaya yerleştirdim. Üzerinde bulutlar, martılar var. Bir de yelkenli yaklaşıyor.



Deniz fenerinin yakından görünüşü burada da var. Yatak örtüsünü oluşturan bloklardan bir tanesini burada inceleyebilirsiniz.

İşte benim ilk patchwork yatak örtüm. Umarım beğenirsiniz. Herkese sevgiler...

24 Eylül 2009 Perşembe

Okul zili çaldı!



Yaz tatili bitti. Ve... okullar açıldı. Hem öğrencilere, yani çocuklarımıza, hem de bize hayırlı olsun. Umarım hepimiz için verimli, başarılı, eğlenceli bir eğitim ve öğretim yılı olur. Çocukların eğlenerek, zevk alarak öğrenmesi her zaman tercihim. Böyle olması için desteğim sonsuz...

Bu yıl 1. sınıf ve 5. sınıfta okuyan iki erkek çocuk annesiyim. İlkokula başlıyor ve bitiriyorum. (İlköğretimin birinci kademesi demek daha doğru olacak.) İşim zor!

Okula başlayan tüm çocuklara ve öğretmenlere güzel bir eğitim ve öğretim yılı diliyorum.