1 Temmuz 2010 Perşembe

Son gelişmelerden bir özet...

Biliyorum blogumu ve sizleri çoook ihmal ettim. Az kaldı, yakında evimde ve bol zamana sahip olacağım. Bu ayrılığın acısını yeni projelerle çıkaracağız. En son yazımda yoğunluktan söz etmiştim. Bu işler şu anda bitti. Önce çocukların tiyatro gösterisi oldu; sonra mezuniyet balosu... Tabii bu işler kolay olmadı, çok yoruldum. Böyle olunca hemen tatil planı yapıldı ve apar topar tatile çıktık.

Tatile gelmeden önce sizlerle çocukların tiyatro oyunlarından resimler paylaşmak istiyorum.




Büyük oğlum oyunda tilki rolündeydi. Çok güzel bir çocuk oyunu oynadılar " Yaramaz Tilki". Küçük oğlum da ördekti. Onların oyununun adı da "Kümes Hayvanları" idi. Ördek kostümünü ben diktim. Kostümü sarı polardan hazırladım, gagası ve ayaklarını turuncu satenden. Çocukların hepsi müthişti, şahane performanslar izledik.

Sonra mezuniyet balomuz vardı. Biz diyorum çünkü anne ve babaların her sınıfı çocuklarla birlikte tekrar okuduğunu düşünüyorum. Yani biz de 5.sınıfı bitirdik. Balomuz çok güzeldi. Hem çok eğlenceli hem de duygusal saatler geçirdik. Üniversite mezuniyetlerine...


Beşinci sınıftan mezun olan Yankı ile dansımız. Bu arada taç kendi imalatım...

Ve küçük oğlum Çağrı. İkinci dansı da Çağrı ile ettim.
Bu arada karneleri de aldık. Karneler süper ! Çocuklar iyi bir yaz programını haketti. Ve sıra tatile geldi.

Tatilimizi Bodrum'da geçiriyoruz. Tatil her yerde güzel ama Bodrum'da başka güzel. Sizler için birkaç Bodrum manzarası.


Bodrum kalesi...



Bizle birlikte Savarona'da burada. Sizler için Yankı fotoğrafladı.

Bu da Çağrı'dan, Yat limanı...


Bu da manzaraya karşı ben... (Çantayı tatile gelmeden hemen önce yaptım. Dönüşte hikayesini paylaşırım.)
Biz bir süre daha buralardayız. Eve dönünce ayrıntılarla yanınızdayım. Herkese sevgiler, selamlar...






10 Haziran 2010 Perşembe

Çok meşgulüm çok ...



Herkese kısa bir merhaba! Resimdeki bir demet özür çiçeği -annemin işlemesi-... İşlerim çok. Büyük oğlumun Cuma akşamı mezuniyet balosu var.(5.sınıf) Hazırlıklar tam gaz devam ediyor. Pazar günü de iki oğlum birden drama kursunda tiyatro oyunu oynayıp, mezuniyet belgelerini alacak. Kostüm hazırlanması, eksiklerin giderilmesi, son dakika sürprizleri... Kısacası çok yoğun zamanlar geçiriyorum. Sizleri ihmal ettim, biliyorum. Ama gelecek hafta buralardayım. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.

28 Mayıs 2010 Cuma

İşleme çanta oluyor...

Bir önceki yazımda sizlerle paylaştığım işlemeyi çanta kapağında kullanmaya karar verdim. Hemen çalışmaya başladım. Çantayı crazy patchwork olarak hazırladım. Renkleri işlemedeki renklere uydurmaya çalıştım. Elde yaptım her zamanki gibi.



Tamamlayamadım ama bu haliyle paylaşmak istedim. Her tarafını elyafladım, astarladım. İşlemeli kısmı daha dikmedim. İğnelenmiş haliyle paylaşıyorum. Sapları daha hazır değil. Bitirince son halini yayınlarım.



Bu arada çocukların drama kursu için maskeler hazırladım. Şimdi de gösteri için kıyafet bulmakla uğraşıyorum. Kıyafetler hazır olsun, hem maskeleri hemde kıyafetleri paylaşırım.

Bir de Yankı'nın (büyük oğlum) 5.sınıftan mezuniyet yemeği var. Onu organize etmeye çalışıyoruz. Tüm velilere görev düşüyor.

Özet olarak, blogumla ve sizlerle istediğim gibi ilgilenemiyorum. Mazaretlerimi sıralayayım dedim. Şu işler bir bitsin her gün bir yazı yayınlayacağım:D

Sevgilerimle...

12 Mayıs 2010 Çarşamba

İşlemeye bakar mısınız?



Bu işlemeyi annem yaptı. Örneği bir yerde görmüş, canı sıkılmış, işleyeyim, bir yerlerde kullanırız demiş. İşleme konusunda annemin zevkine hayranım. Bu zor bir örnek, ama üşenmeden işliyor annem.



Brezilya nakışına güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Ben renklerini de çok beğendim.



Anneler günü için gittiğimde gördüm hemen aldım. Kafamda ne yapacağımı planladım bile...



Bu işlemeyi, patchwork'le harmanlamayı düşünüyorum. Elimdeki diğer işleri bıraktım; bunun için çalışmaya başladım bile. Hemen hazırlayıp, en kısa zamanda yayınlarım.

Beni bekleyiniz...

Çok "tatlı"sınız arkadaşlar...



Sevgili arkadaşlarım Lavanta Bahçesi, Nestug, Kitchen Witch, Violet ve Çelebi 74 beni bu sevimli ödüle layık görmüşler... Hepinize çok teşekkür ederim sevgili arkadaşlarım.

Ödülün kuralları şöyle:

1-Bu ödülü 10 tatlı bloggera gönderin.
2-Ödülle ilgili bir postyazıp fotoyu ve ödülü göndereni yazın.
3-Ödülü blogunuza ekleyin.
4-Ödüle layık gördüğünüz 10 kişiyi yorumla bilgilendirin.

Bu kuralları yerine getirdikten sonra en zor kısım başlıyor. Ödülü vereceğim arkadaşlarımı belirlemek. Bence bütün arkadaşlarım tatlı blogger... Ayıramıyorum, herkese gönderiyorum tatlı ödülümüzü.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Biraz da süslenelim...

Anneler günü, bir kutlama yazısı yazamadım, kusuruma bakmayın. Tahmin edeceğiniz gibi yoğun bir gündü. Biraz gecikmeli olarak hepinizin anneler gününü kutluyorum. Aslında çocuklarımızla birlikte olduğumuz her gün bizim günümüz. Sağlıkla, mutlulukla...



Biraz süslenmeye karar verdim. Evi süslediğim yeter artık. Annemin bana yaptığı bu kolyeyi paylaşmak istiyorum sizlerle. Kurdele ve keçeden oluşuyor kolyemiz.



İnce organze kurdelelere çeşitli boncukları geçirip kolyenin sap kısımlarını oluşturuyoruz. Uç kısmına da birbirinden farklı boncuklar takıyoruz. Kullanılan boncuklar kolyenin tarzını belirliyor. Bizimki ağırlıklı olarak, tahta ve sedef boncuklardan oluşuyor.



Kolyenin dikkat çeken bölümüne gelirsek...



Yuvarlak keçe üzerine boncuklarla işleme yapıyoruz. Mümkün olduğu kadar aralık bırakmadan boncukları sıralı işlemeye çalışıyoruz. Bunu annem işledi, çok muntazam olmuş. (Ben de denedim, gerçekten böyle işlemek biraz uğraştırıyor. Ben işlediğimi teyzeme hediye ettim. Fotoğrafını çekmemişim. Ama en kısa zamanda çekip, fotoğrafını sizlerle paylaşırım. )



Bu iki resimde kullandığımız boncukları göstermek istedim. Kolyenin keçe kısmını işledikten sonra arka tarafına keçe veya kumaşla astar yapılırsa daha temiz görünür. Benim kolyemin arkasında da keçe var.

Süslü, püslü, bakımlı güzel günler diliyorum.

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Defterleri de patchwork'le kapladım...



Defterler de patchwork'lendi... Küçük kare parçalardan rengarenk hazırlamıştım. Boş kaldıkça elimdeki kumaşlardan küçüklü büyüklü kare parçalar hazırlıyorum. İşte bu küçük karelerle bu kez defterleri kapladım.



İlki yeşil tonlarında. Ön tarafını süslemek için kırmızı bir kalp hazırladım. Kalbin içini elyafla doldurdum.



Bu da arka tarafı. Uzun bir deri iple kapatılıyor. İp defterin etrafına dolanıyor.



İç tarafını da kalp şeklinde yorganladım. Ve aynı kalp motifini bu kez aplike yaptım.



Burada iki kalp bir arada görünüyor.



Ve ikinci defter kabı. Bu kap mavi tonlarında. Renklerle "Marine" bir hava yakalayınca balıkla süslemek güzel olur diye düşündüm. Balığı elyafla doldurdum. Küçük bir göz işledim. Ön yüze tutturdum. Kırmızı büyük bir düğme ve deri ipten yaptığım bir ilikle kapatılıyor.



İşte arkası.



İç tarafını ise konsepte uygun olarak dalga şeklinde yorganladım.



Aplike balık içerde, dolgu balık dışarıda. Resimde ikisi yanyana...

Defter kaplarını hazırladım ama hazır defterlerin ölçüsüne uygun olmadı. İçine defter uymadı. Ben de kendi defterimi yapmaya karar verdim. İlk hedef bu kılıfların içine kendi defterlerini yapmak.

Mutluluk dileklerimle...

16 Nisan 2010 Cuma

Patchwork'ler çerçevelendi...

Aslında başlığı önce "çerçeveler patchwork'lendi" olarak yazmıştım. Sonuç şu: patchwork ve çerçeveyi bir araya getirdim. Evimin her tarafı resimlerle doludur. Çok severim. Bu iki çerçeve de daha önce IKEA'dan aldığım ama henüz içine resim koymadığım çerçevelerdi.

Yeni bir proje arayışında iken bu iki çalışma ortaya çıktı. Bir günde karar verdim ve yaptım.



Biraz işleme biraz kumaş aplike ile küçük bir deniz manzarası oluşturdum. Bu manzarayı daha önceki işlerimde de kullanmıştım. Yastığımı hatırlarsınız.



Yelkenliyi işledim. Bir yelkeni de aplike.


Güneş için turuncu kumaşla aplike yaptım. Üzerini de biraz işledim. Bir de işleme ile yazı yazayım dedim.


Diğer çerçevede ise bir bahar manzarası var. Güneşi görünce aklıma bahar ve yaz geldi. Böyle küçük projelerle o heyecanı uygulamaya dökeyim istedim.



Çiçekler işleme, altında da işleme ile yazısı... Büyük çiçek hepimizin bildiği kumaş çiçek.



Diğer yanda ise düğme çiçeklerim var. Büyük yapraklar da aplike.

Aslında çok anlattım. Anlatacak pek fazla bir şey yok, siz fotoğraflara bakın.
Hepimizin her günü "bahar" gibi olsun.

11 Nisan 2010 Pazar

Hediyelerim sahiplerini buldu...

Arkadaşlar, beni blogumun doğum gününde yalnız bırakmayan herkese çok teşekkür ederim. Ziyaretleriniz ve güzel yorumlarınız beni çok heyecanlandırdı.

Sıra geldi hediyelerimin yeni sahiplerini bulmaya... Çekilişi oğullarım yaptı. İşte sonuçlar:



"Yelkenli" yastık Sevgili "kelebek-kelebekana"nın oldu.








"Yoyo'lu kalpli" yastık Sevgili "Ece-Ece'nin dünyası" na gitti.








"İki kalp" ise "Uzmanamator-Uzmanların Amatör Hobileri"nin oldu.




Mail adresime, adreslerinizi gönderirseniz, yastıklarınızı en kısa zamanda sizlere ulaştırabilirim.

Umarım keyifle kullanır ve "dikiş sepeti" ni hatırlarsınız. Şansınız her zaman böyle bol olsun...

25 Mart 2010 Perşembe

Bu ciciler sizin olacak!

Önceki yazımda blogumun doğum gününü kutlamıştık hep birlikte, güzel dileklerinize çok teşekkür ederim. Bir elişi blogunun doğumgününe böyle hediyeler uygun olur diye düşündüm. Günlerdir çalışıp, sizler için bu hediyeleri hazırladım. Umarım beğenirsiniz.

Sizler için yastıklar hazırladım. Çünkü şimdiye dek en çok yastık yapmışım. Yastıklarda beni en çok anlatan, en sevdiğim temaları kullanmak istedim. İşte ortaya çıkanlar...



İlk yastığımda yelkenli var. Kenarları da flamayı andıran kumaşlarla süslü. Bu yastığımız "yelkenli"...



İkinci yastığımda sevdiğim iki şey bir arada; kalp ve yo yo. "Yo yo'lu kalp".



Son yastığımda ise aplike kalpler var. "İki kalp".

Vee... Bu yastıklar size nasıl ulaşacak? Hediye konusundaki genel kuralları ben de uygulayacağım:

1. "dikiş Sepeti"ni izlemiyorsanız izlemeniz gerekiyor.
2. Bu yazıya yorum bırakmanız gerekiyor.
3. Kendi blogunuzda "dikiş sepeti"nin linki ile birlikte bu olayı duyurmanız gerekiyor.

Hediye çekilişini 10 Nisan'da yapacağım. Şimdiden herkese bol şans diliyorum.

Hepinizi çok seviyorum...

9 Mart 2010 Salı

"Dikiş Sepeti" 1 yaşında

Yazılarım arasında böyle uzun aralar vermeyi sevmiyorum. Ama işler hiç bitmiyor. Bu arada bir de fotoğraf makinamı kaybettim. İlk defa böyle önemli bir şey kaybediyorum. Uzatmayayım bu aranın sebebi hem işler hem de kayıp makinaydı.

Ama bu arada blogumun doğumgünü geldi. Tam bir yıl oldu içimdekileri ve yaptıklarımı sizlerle paylaşmaya başlayalı...



"Paylaşmak " çok sihirli bir kelime. Paylaşınca sevinçler katlanarak artıyor, üzüntüler azalıyor. Ben de, kendimi iyi hissetmek için yaptıklarımı sizlerle paylaşarak günlerimi daha "yaşanası" hale getirdim. Daha doğrusu burada yorumlarını benimle paylaşan arkadaşlarım getirdi. Blogumu takip eden, yorum yazan veya bir kez bile olsa uğrayan herkese çok teşekkür ederim.

"Dikiş Sepeti" henüz 1 yaşında küçük bir bebek, ama her geçen gün paylaşarak büyüyecek.

Sizler için küçük hediyeler hazırlıyorum. Doğumgünüm şerefine... Bir sonraki yazımda hediyelerimi sizlerle paylaşırım. Ben çok heyecanlıyım. Siz de biraz merak edin, biraz heyecanlanın!

Herkese sevgiler...

18 Şubat 2010 Perşembe

Yoyo'lu amerikan servislerim

Herkese selamlar, bende bir yoğunluk, bir yoğunluk... Hem evde işler yoğun, hem de el işlerim yoğun... Okula giden iki tane çocuğunuz varsa zaten yoğun olmamak mümkün değil. Dersler, projeler, ödevler, sınavlar... Bazı günler, bilgisayarın başına oturamadan bitiyor. Sizleri de istediğim gibi ziyaret edemiyorum. Buna bir çare bulmam lazım...

Yarım kalan işler de manevi bir yük oluyor. Neyse bir tanesi bitti! Bulduğum küçük boşluklarda bir süredir üzerinde çalıştığım amerikan servis takımımı tamamladım. Daha önce, çok benzer kumaşlarla bir takım yapmıştım. İşte burada. O takım satıldı. Ben de yakın renklerle bir takım daha yaptım.



Kumaşları birleştirdim, elyafladım ve yorganladım. Biraz rengarenk oldu. Ama ben renkleri seviyorum. Yemek yerken de renkler, masaya canlı, dinamik bir hava veriyor. Sade, tek renk tabaklarla kullanılırsa daha güzel oluyor. Servisler renkli, tabaklar renkli olursa karışık görünür.



Amerikan servis ile peçete halkasını aynı kumaşlardan hazırladım. Birbirleriyle uyumlu olsunlar diye. Daha önce mavi renkli amerikan servisler yapmıştım. Bakın burada. Onlar da peçete halkaları ile takım halinde.



Peçete halkasını bir küçük yoyo ile süsledim.



Peçete halkalarına farklı renklerde düğmeler diktim. Düğmelerin modeli aynı ama renkleri farklı.



Çocuklar okuldan gelmek üzereler... Ben görev başına gidiyorum. Gelenlerin karnı acıkmıştır, atıştırmalık bir şeyler hazırlayayım. Hepinize sevgilerimi yolluyorum.