1 Ağustos 2012 Çarşamba

"Kırmızı" bir patchwork örtü


Beni tanıyanlar bilir "kırmızı"ya derin bir hayranlığım vardır. Her odanın dekorasyonunda bazen küçük, bazen büyük bir "kırmızı" mutlaka kullanırım. Örneğin salonumda kırmızı bir kanape ve kırmızı bir dolabım var. İşte bu dikilmeye hazır halde gördüğünüz de kırmızılı bir patchwork örtü olacak. Koltukların üzerinde kullanırım diye düşünüyorum.

Bu kez sizlerle çalışmamın ön hazırlıklarını paylaşmak istiyorum.


Yine karelerle çalıştım. Kareleri kartonlara teyelledim. Örtü enine 7, boyuna 13 kareden oluşacak. Her sırayı oluşturup, yani yan yana gelecek renkleri belirleyip ataşlarla tutturdum. Birinci sıradan arkaya doğru sepete dizdim.



Birleştireceğim parçaları sıra halinde hazırlamak bana kolaylık sağlıyor. Şimdi hangisini dikeyim düşüncesi olmadan hızlı hızlı birleştirebiliyorum. Genellikle işlerimi bittiğinde yayınladığımdan bu manzaraları paylaşamıyorum sizlerle.


Renkleri böyle düzenledim. Tamamlanan iki sırayı görüyorsunuz. Siz kalan kısmı hayal edin şimdilik. Renkler belli bir düzenle, birer tane kayarak devam edecek.


Ramazan ayında herşey biraz yavaşladı; en azından bende öyle. Fakat küçük de olsa ilerlemeleri paylaşacağız. Ay sonuna kadar örtünün tamamını bitiremesemde yorganlama aşamasında sizlerle paylaşabilmeyi umuyorum.

Sevgilerimi gönderiyorum, herbirinize...

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Tatil bitti. Tatilden kalanlar işte bunlar...



Bu yıl da tatili bitirdik. Gezdim, eğlendim, bol bol dinlendim. Ama boş durmadım. Zaten ben dinlenirken elimde mutlaka bir iş olmalı. İşte bu yazıda tatilde yaptığım işleri bulacaksınız.



Yanımda kare kare kestiğim kumaşları götürmüştüm. Ve tabii kartonlarımı. Kumaşları kartonlara diktikten sonra elimdeki kareleri renklerine göre ve zevkime göre birleştirdim. Daha önce pekçok kez sizlerle paylaştığım çantalardan yapmak üzere ilk adımı atmış oldum. Daha önceki çantalardan bazıları burada ve burada.

Geldikten sonra fermuarlarını da aldım. Renklerini pek beğenince fotoğraflarını birlikte çektim. Bu çantacıklar, kartonlarından kurtulup yorganlanacak. Sonra da fermuarları dikilip birleştirilecek.



Yanımda üç renk de bebe yünü götürdüm. Tatilde birkaç yere gideceğimiz için arabayla gittik. Ben de yolda bu bebek battaniyesini ördüm.



Hepsi yolda bitmedi tabii. Bir kısmını da öğlen bizimkiler uyurken ördüm. Ben gündüz uyumayı pek sevmiyorum. Battaniye riple. Daha önce yaptığım, burada paylaştığım battaniye gibi üstü süslenecek.



Bu battaniyeleri örmeyi çok seviyorum. Boş kaldıkça örüyorum. Yakında sizlerle bebek battaniyesi kolleksiyonumu paylaşabilirim...



Balkonumdaki domates ve biberlerimle birlikte poz veren bu çantanın da dumanı üzerinde, çok taze yani. Dün gece bitirdim.



Geldikten sonra birkaç günde eve yerleşip ne yapayım diye arayışlara başladım.



Kışın aldığım bu yünü buldum. Çanta sapları eskiyen hasır çantamdan yadigardı. Sık iğne ile çantayı ördüm. Sapları da ördüğüm küçük şeritlerle çantaya sabitledim. Üzerine de hemen bir ev ve ağaç aplike ettim.



Çantanın alt kısmı böyle.



Keçelerle yaptığım ev. Çatını altında bir parça dantel var. Fakat şimdi resmi yüklerken bir eksik farkettim. Kapının kolunu unutmuşum. Hemen tamamlanacak.



Bu da ağacım. Ağacın hemen altına düğme çiçek diktim. Sapını ve yaprağını işledim.



Evden ağaca doğru bir uğur böceği uçuyor. Uğur böceği de düğme.



Çantadan genel bir görünüş.



Benden son haberler böyle.

Ramazan ayı başlarken herkese hayırlı ramazanlar diliyor, sevgilerimi gönderiyorum.

27 Haziran 2012 Çarşamba

Yine mutfaktayız :)


Aslında başlığı, mutfakta kullandığım duvar panomu paylaşacağım için böyle yazdım. Ama ifade genelleşince de pek doğru oldu. İstesek de istemesek de hep mutfaktayız.


Sonuç böyle olunca mutfağı kişiselleştirmek işe yarıyor.


Önceki yazımda yaptığım son işi sizlerle paylaşmıştım. Biberler... Bu yazımda paylaşacağım pano da benim yaptığım ilk ciddi patchwork çalışmasıydı.


Epey zaman önce ülkemizde çıkan patchwork dergisinde yer alan bir projeydi. Dört kiraz demetinden oluşan bir pano.


Kirazlarda, dallarda ve yapraklarda çift taraflı yapışkan tela kullandım.


Kiraz bloklarının arasında bordür uyguladım. Bordür rengarenk kumaşlar ve zeminde kullandığım ekru kumaşın oluşturduğu üçgenlerden oluşuyor.


Kiraz blokları ve bordürle panoyu istediğiniz boyutta büyütebilirsiniz. Ben bu kadar uygun görmüşüm. En dış kısımda çerçeve olarak kullandığım bordo kumaşa da yorganlama deseni uyguladım.

Bu yazıyı üç gün önce başladığım tatilden yazıyorum. Geçen yazımda panoyu yayınlamaya söz verdiğim için geciktirmek istemedim. Bu arada işlerime devam ediyorum. İğnemi, ipliğimi, kartonlarımı ve kumaşlarımı aldım. Sahilde şemsiyenin altında keyifli keyifli dikmeye devam ediyorum.

Hepinize sevgilerle bitiriyorum.

15 Haziran 2012 Cuma

Mutfaktaki biberler



Mutfağım için yaptığım biberleri taze taze sizlerle paylaşıyorum. Fikir annesi yani projenin ilk sahibi Ülkü Hanım. Arkadaşım Asuman'ın yakın arkadaşı. Kendisi yaptığı biberlerin fotoğrafını Asuman'a gösterince olanlar oldu.



Hemen biberlerden birer demet yapıldı. Ülkü Hanım'da benim biberlerimi ilk kez buradan görüyor. Umarım bana kızmaz. Ben güzel bir fikir gördüm mü yapmadan duramıyorum. Kendisine sormadan yaptım. Bu güzel fikir için O'na buradan teşekkür ederim.



Ben biberler için orjinallerine yakın olsun diye kırmızı ve yeşil renkli kumaşlar kullandım. Sap kısımlarını yeşil keçe ile yaptım. Doğal bir ipe dizdim. Mutfağıma astım.



Kumaşları verev olarak üçgen kesip makina çektim. İçlerini boncuk elyafla doldurup tepesinden büzerek diktim.



En son keçeden kestiğim dikdörtgen parçayı yuvarladım, bu sap oldu. Bir de yine aynı keçeden ortası delik bir yıldız kestim. Bunları biberin tepesine diktim.



Mutfağımda IKEA'dan aldığım bir raf sistemi var. Onun köşesine astım. Rengarenk, cıvıl cıvıl oldu.



Dikmesi çok kolay ama doldurmak biraz uğraştırıyor. Biberin incecik uçlarına elyafı yerleştirebilmek için pek çok yöntem denedim. Sonunda tığla uçtan elyafı çekerek doldurdum.



Mutfak paylaşımına başlamışken sizlere ilk yaptığım ve mutfağımda asılı duran duvar panomu da göstereceğim. O da bundan sonraki yazımın konusu.

Herkese neşe ve mutluluk diliyorum, sevgilerimle birlikte...

24 Mayıs 2012 Perşembe

Bir ayakkabı çantası başka nasıl olabilir ki!



Aylardan Ekim, bir işleme başlamıştım. Heyecanla işledim, hatta bu yazımda sizlerle de paylaşmıştım. O işleme bitti ve sonunda bir ayakkabı çantası oldu.

Bağlantı

İşlemeyi de çantayı da arkadaşımda gördüm. Daha önce de söz etmiştim. Asuman işleme hastası, her çeşit her model işliyor. Bir de bu çantadan yaptı kendine. Ben hiç durur muyum? Hemen aynısından yapıldı tabii.



İşlemeyi çantaya ince kırmızı bir biye ile birlikte diktim. Çünkü Asuman böyle yapmıştı :D Sapları da yünle ördüm. Şeritle aynı kırmızı tonu yakalamak için. Ağız kısmına lastik taktım. Çünkü Asuman böyle yapmıştı:D Böylece çantanın ağız kısmı derli toplu duruyor.



Yakından çektiğim bir resim koyuyorum örnek çıkarmak isteyenler için.

Bu çanta benim için yapması kolay bir iş oldu. Çünkü yaratma aşamasının sancılarını Asuman çekti, ben hazıra kondum. Sizlerle paylaşmadan olmazdı tabii. Hazıra konmak isteyenler; herşeyi düşünülmüş, denenmiş bir proje, hadi iş başına, size uygulama kısmı kaldı. Bu arada söylemeden geçmeyeyim işlemesi de büyük keyif. Herkese kolay gelsin, keyifli işleriniz olsun.

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Nerdeyim ? Çocukların peşindeyim...


Yoktum yine ortalarda. Çocukların peşindeyim... İşler de biraz aksadı, yazılarda. Bahar temizliği yapıldı, projeler teslim edildi, okul gezilerine gidildi, sınavlara hazırlanıldı, arkadaşlarla buluşmalar organize edildi... Bu kadar işin arasında küçük küçük el işleri de yapıldı.



İşte bunlardan bir tanesi. Bir cüzdan. Daha önce aynı modelden yapmıştım, merak edenler buradan inceleyebilir. Bu kez rengini biraz değiştirdim. Çiçek mor kumaştan. Bir dal bir de yaprak aplike ettim.


Bu arada hepinizin anneler gününü kutluyorum. Çocuklarınızla mutlu, sağlıklı hayatlar diliyorum. Dünyanın en büyük sorumluğu ve en büyük mutluluğu olan anneliği hep güzel günlerde yaşamanızı diliyorum. Sevgilerimle...



23 Nisan 2012 Pazartesi

Çocuk bayramında bebek battaniyesi

23 Nisan kutlu olsun... Dünyanın en ileri görüşlü devlet adamının çocuklarımıza hediye ettiği bu özel bayram hepimize kutlu olsun.



Bayramımızı kutladık, şimdi işlerimize gelelim. Bir bebek battaniyesi daha ördüm. Daha önceki battaniye bir kız bebek içindi. Şimdiki ise erkek bebeklere uygun.



Erkekler için denizci konseptini çok sevdiğimi artık herkes biliyor. Buradan hareketle bu battaniyede bir deniz manzarası oluşturmaya çalıştım.



Battaniye üç renk bebe yününden oluşuyor. Bebe yünüyle örgü çok yumuşak oluyor. Bildiğimiz su dalgası ya da diğer adıyla ripple.



Büyük bir yelkenli var battaniyemde. Yelkenleri kumaştan hazırladım. Teknesini ve direği kahverengi yünle ördüm.



Güneşi de ördüm. Sık iğne örüyorum, çok düzgün oluyor.



Kırmızı bir balık yüzüyor denizde. Balığı da kırmızı yünden ördüm. Oyuncaklarda kullanılan gözlerden kullandım. Pek bir baygın baktı.



Yelkenlinin hemen altında balık yüzüyor.



İşte bu battaniyeyi de tamamladım, koydum bir kenara.



Şimdi bir model daha var aklımda, havalar çok fazla ısınmadan onu da örmem lazım. Çünkü sıcakta battaniye örmek rahatsız edici olabilir.



Ama böyle saklanmaz tabii bir de torbası olmalı. Torbanın üzerine de battaniyedeki yelkenlinin aynısını aplike ettim. Battaniyede örerek yaptığım tekneyi torbada kumaşla yaptım; tek değişiklik bu. Torbanın ağız kısmı mavi kurdele ile büzülerek kapanıyor.

Benden haberler şimdilik bu kadar. Yeni güzelliklerle, bu sayfalarda buluşmak üzere, herkese kucak kucak sevgiler...