22 Mart 2012 Perşembe

Bu haftanın işleri...



İşte bitirdim. Bir önceki yazımda sizlerle paylaştığım iki manzarayı bir yastık ve bir çanta olarak tamamladım.



Yastığımız böyle. Bir önceki yazımdaki manzaraya birkaç küçük ek var. Evdeki çiçek işlemeleri ve bacadan çıkan kalpler. Yastığın kenarına lacivert kumaştan hazırladığım şeriti geçirdim.



Evin kapısının yanına birkaç dal çiçek işledim. Kapının bir tarafında pencere diğer tarafında çiçekler var.



Farklı bir yorganlama uyguladım. Eşit aralıklarla şerit şeklinde yorganladım her parçayı.



Evin çatısından üç tane kalp çıkıyor. Anne, baba ve çocuk kalbi. ( Aslı, Ümit ve Ela) Bu evde mutlu mutlu yaşıyorlar.



Bu hafta İstanbul'a bahar geldi, havalar ısındı. Tabii ben de kendimi dışarıya attım. Neredeyse bütün hafta öğleden sonraları dışarıdaydım. Bu nedenle işlerimi bitirmem uzun sürdü.



Koyun ailesini de çanta yaptım. Bambu sap kullandım. Çantanın ağız kısmına geçirdiğim biyeden bantlarla sapını da tutturdum.



Tombiş tombiş koyunlarım var. Bir tane de kuzucuk...



Daha önce de yazmıştım ama tekrarlayayım. Kuzu hariç, diğer koyunlar ve ağaç keçeleştirdiğim yün kazaklarımdan hazırlandı.



Kırmızı polardan iki yıldız kestim. Uçuk pemde polar parçalarına da yazıyı işledim.



İç kısmına desenli bir astar diktim.



Çantanın arkasını manzarada da kullandığım yeşil kumaştan diktim. Resimde pek görünmemiş ama makina ile paralel çizgiler çizerek yorganladım.



Bu haftanın işleri bunlardı. Yastık hediye olacak. Ela'ya gidecek. Çanta benim.



Koyunları yapmayı çok sevdim. Çantayı ve yastığı dikerken, arada bu kuzucuk ve annesini de hazırladım. O da, olur birşeyler.

Ben bu haftayı güneşle ve baharla beraber çok güzel, enerji dolu geçiriyorum, hepinize de aynı duygularla güzel günler diliyorum.

15 Mart 2012 Perşembe

Akşam bunları yaptım



Hergün yeni yeni yazılar yazan, her gelişmeden bizleri haberdar eden arkadaşlara hayranım. Ama ben yoğunluktan mı, tembellikten mi bilmem bunu bir türlü beceremeyenlerdenim. Bu kez üşenmedim dün akşam yaptıklarımı hemen, taze taze sizlerle paylaşıyorum.



Akşam evde herkes kendi havasında ve odasında vakit geçirince bana da nispeten sakin saatler kaldı. Uzun zamandır kafamda şekillendirdiğim iki manzarayı yapmaya giriştim. Ne olacaklar tam olarak karar vermiş değilim ama bana manzara olsun, çanta yaparım, yastık yaparım hiçbirşey olmazsa pano yaparım.



Bu manzaradaki evi daha önce yapmıştım. Tam bitmedi, bacadan da kalpler çıkacak. Akşam ancak bu kadarını tamamlayabildim. Bir de yorganlanacak tabii. Patchwork de yorganlama bence çok önemli, pek çok işi asıl ortaya çıkaran yorganlama oluyor.



Bu koyun manzarasını daha önce bir yerlerde görmüş arşivime almıştım. Ne zamandır aklımdaydı. Sonunda yapmaya başladım. Koyunlardan turuncu olanı keçe, diğerleri makinada keçeleştirdiğim eski yün kazaklarım. Bu da bitmedi tabii. Üst kısmına bir yazı yazacağım. Biraz daha süslenecek yani.



Yaptığım işlerden bazılarının tasarımları tamamen bana ait oluyor; bazen de görüp beğendiğim projeleri yapıyorum. Aslında başka yerde gördüğüm bir şeyi yaparken de kendi yorumumu katmaya çalışıyorum. Önceki yazımdaki battaniye mesela; tamamen benim tasarımım. Buradaki manzaralardan koyunlu olanı bir yerde gördüm ama arşive kaydederken adresini kaydedememişim sadece fotoğraf var. Bu nedenle asıl adresini paylaşamıyorum. Diğerini ben tasarladım. Mantar ev gibi bir şey.



Bittiklerinde hemen karşınıza çıkarıyorum bu manzaraları. Bakalım ne olacaklar? İnanın şu anda ben de merak ediyorum.

Herkese güzel manzaralı, güneşli, neşeli günler diliyorum.

12 Mart 2012 Pazartesi

Ripple battaniyeye "bebek" yorumu



Sonunda bu da bitti. Daha önce de ördüğüm ripple battaniyelerden sonuncusunu tatlı bir bebek için ördüm. Sevgili arkadaşım Aslı'nın henüz annesinin karnında mutlu mutlu gün sayan tatlı kızı Ela için. Aslı'nın kızı için hazırlık yapmak benim için mutluluk ve heyecan kaynağı oldu.



Benim iki oğlum olduğundan bebek hazırlıkları denince aklıma hemen erkek bebeklere ait temalar geliyor. Kız bebek için birşeyler yapmayı çok istememe rağmen temayı bulmak beni biraz zorladı. Sonunda Şapkalı Sue'nun bulunduğu bir bahar manzarasında karar kıldım.



Battaniyeyi üç ton yeşil bebe yünüyle ördüm. Üzerindekileri aplike yaptım.



Ağacın gövdesini keçeleştirdiğim bir yün kazakla yaptım. Elmaları polardan kestim. Siyah iplikle küçük saplar işledim.



İşte Şapkalı Sue... Bu battaniyede adını "Ela" olarak değiştirdim. Elinde bir elma tutuyor kızımız.



Güneşi sarı polar kumaşla yaptım. Işıkları sarı yünle işledim.



Bir de kelebek kondurayım dedim. Mavi kelebek... Nazar değmesin diye. Bana değil, Ela'ya...



Battaniye böylece tamamlandı. Ama ben hediyeyi paketlemeye yani sunuma da çok önem veriyorum.



İşte bu da battaniyemin paketi.



Bez bir torba diktim. Üzerine de battaniyedeki ağacı, boyutunu biraz küçülterek aplike ettim. Kurdeleden bağı da olacak ama kurdeleyi alamadım. Fakat beklemeden fotoğraflamak istedim.



Aslı merakla bekliyor battaniyeyi. O da ilk burada görecek. Umarım beğenir. Sevgili Ela, bu battaniye seni sıcacık sarsın, annenle ve babanla, mutlulukla, sağlıkla upuzun bir hayat yaşa...

Hepinize en içten sevgilerimle...

26 Şubat 2012 Pazar

Biraz da işleme yaptım...



Bu kez de işledim. Kalp ve kalbi oluşturan küçük deniz kabuğu motifleri; her ikisine de bayılıyorum. Bir de üzerine yazayım dedim: AŞK... Herşeyin başı. Önce sevmek lazım...



Bir duvar panosu bu, ben kapıların üzerine de bir şeyler astığım için kapının üzerinde değerlendirdim.



Elimdeki pembe kumaşa uyması için bordo-pembe tonlarında degrade bir işleme ipliği kullandım.



İşlemeyi bir internet sitesinde gördüm. Sitedeki fotoğraftan çıkardım şablonu. Sitede şahane şeyler var. Sizlere de fikir olabilir, ben yapmak üzere bir çok şey beğendim. Siteyi buradan inceleyebilirsiniz.



İşlemenin hemen üzerine "love" yazdım. Aynı işleme ipliğini burada da kullandım.



Alt kısımda kurdele, dantel, düğme, çiçek, yani elimde ne varsa kullandım.



Askı olarak çöp şiş kullandım. İki yanından renk renk kurdeleler sarkıttım.



Panomun arka tarafını, zeminde kullandığım kumaşla çevirdim.



Çok eğlenceli bir iş oldu. İşleme, süsleme herşey var. Zaten bende bu ara bir maymun iştahlılık var. Şu anda hem patchwork, hem örgü, hem de işleme, hepsini bir arada yapıyorum.



Örgünün son zamanları artık. Bahar geldi mi, örgü örmek istemem artık. Bu yüzden önce örgüleri bitirip sizlerle paylaşacağım. İki tane bebek battaniyesi örüyorum, biraz da süslenecek tabii... Sonra karşınıza çıkacaklar.

En kısa zamanda görüşmek üzere diyelim mi? Sevgiler hepinize...

31 Ocak 2012 Salı

Son işler...

Tatil başta iyi bir fikir gibi gelse de, düzene alıştığımdan olacak, düzensizliği ve plansızlığı beni bitirdi. Ne uyanma saati belli ne yemek saati... Evde plan, düzen olmayınca el işi yapmak da hayal oluyor tabii. Yani tatilde pek bir şey yapamadım. Bunlar tatilden hemen önce tamamlanan mamuller.


Daha önce de patchwork manzaraları çerçeveye koymuştum.Eskileri burada. Yine öyle bir çalışma. Kışın içimizi ısıtacak yelkenli, denizli ve güneşli bir manzara.


Biraz işleme ve biraz kumaşla hazırladım. Ayrıntıları bu resimde biraz daha iyi görünüyor.


Burada da bir bahar manzarası. Ağaç, güneş, çiçekler. Anlatacak fazla bir şey yok. Yer, ağacın gövdesi ve yaprakları kumaş, diğer kısımları işledim.


Kırmızı çerçevenin içini yemyeşil ağaç doldurdu.


Birde çantamız var. Çanta karelerden oluşuyor. Üzerindeki çiçek merserize iplikle örülmüş bir dantel. Dal ve yapraklar aplike.


Çiçeğe yakından bakış.

Bu defa arayı açmadan, en yakın zamanda görüşme dileklerimle...

10 Ocak 2012 Salı

Annem'den sallanan sandalyeme hediye...


Benim şu sallanan sandalyem çok şanslı... Minderleri bir örgü, bir patchwork değişip duruyor. Sürekli farklı tarzlarda giyiniyor sandalyeciğim... Bu kıyafeti annemden hediye.

Aslında bir çeşit örgü- patchwork çalışma olarak nitelenebilir. Kareleri kumaştan değil de örerek yaptığımızı düşünelim. Ben renklerine bayıldım. Desenlere de tabii. Annem aynı model karelerden kendisine yatak örtüsü ördü, bize de bu çalışmadan iki güzel minder düştü.


Bu resimdeki, sandalyenin alt kısmındaki minder. Annem kareleri farklı farklı örmüş. Üzerlerine de çeşitli işlemeler yapmış. Bazılarına bahçedeki çiçekleri, bazılarına nazar boncuğu, bazılarına da küçük yelkenliler işlemiş. Bu minderin arkası yeşil yünle bütün olarak örülmüş.


Burada da arkadaki yastığın bir yüzünü görüyorsunuz. Bu yastığın iki yüzü de farklı karelerden oluşuyor.


Aynı yastığın arka yüzü de işte böyle. Cıvıl cıvıl renkler ve kareler, değil mi?


Uzaktan bütününe şöyle bir bakın...


Kareleri yakından incelemek isterseniz. İşte burada onlara yer verdim. Çitten uzanmış çiçekler.


Zincir işi ile işlenmiş nazar boncuğu.


Dalında bir çiçek.


Bir yelkenli.



Ve bahçedeki çiçekler.

Bir haftadır hastaydım, bugün biraz daha iyiyim. Uzun ara bu yüzden oldu. Hiçbir şey yapamadım, bilgisayarı bile bugün açtım. Umarım bu minder ve yastıkla verdiğim ara için kendimi biraz affettirmişimdir.

Bu yazının sonunda hepinize sağlık diliyorum. Bir kez daha anladım ki, o olmayınca hiçbir şey olmuyor.
Sevgilerimle...

4 Ocak 2012 Çarşamba

Van için örüyoruz...

Van İçin Örüyoruz!

2012 Yılının ilk yazısı bir sosyal sorumluluk projesi ile ilgili. Projenin adı; Van için Örüyoruz.

Ben bu projeden yardımsever arkadaşım Banu http://durupdururken.wordpress.com/ sayesinde haberdar oldum. Projeyi Sevgili Alev http://www.dogumfotosu.com/ sayesinde haber aldık biz. Onların deyimi ile "fikir ailesi" ise Arda ve Gül.

Adından da anlaşılacağı gibi, Van'daki çocuklar için örüyoruz. Ayrıntılı bilgiye projenin internet sitesi " http://vanicinoruyoruz.com/"dan ulaşabilirsiniz. Ayrıca facebook sayfası da var: http://www.facebook.com/vanicinoruyoruz

Ben bir kazak ördüm bile. Herkesten destek bekliyoruz.

Hedef, çocukların üşümemesi.