16 Eylül 2010 Perşembe

Bebek Yorganı bitti...



En son yazımda sözünü ettiğim bebek yorganı ancak bitti. Daha önce bu örtüyü polardan yapmıştım. Polar örtü burada.Bir de kumaşla denemek istedim. Yorganın zeminini lacivert pamuklu kumaşla hazırladım. Astar kenarda da görülen yeşil kumaş.



Üzerine su altında yaşayan hayvanları yaptım. Hayvanları rengarenk polarlardan kestim; zemine diktim. Yukarıda ahtapotum görünüyor. Kocaman ahtapotun uzun uzun kolları var.



Balıkların gözlerinde küçük boncuklar kullandım.



Yengeçlerimi görüyorsunuz. Yengeçlerin şeklini elde çizdim; çizilmiş bulsam daha güzel olabilirdi belki ama aramak için uğraşmadım.



Ahtapotun gözleri hazır satılan oyuncak gözlerinden. Pek şirin bakmıyor mu?



En sevdiğim deniz hayvanlarından biri deniz yıldızı. Deniz yıldızı olmadan böyle bir sualtı kompozisyonu tamamlayamazdım.



Hayvanları aplike ederken astarla birlikte diktim. Yani hayvanların etrafından yorganlanmış gibi oldu. Ayrıca üç renk merserize iplikle aşağıdan yukarıya doğru yosun işledim. Basit bir işleme. Bu yosunlar da lacivert kumaşı, aradaki elyafı ve astarı birbirine tutturuyor.

Bu yorganı yeni doğum yapan bir arkadaşımın sevimli oğluşuna hediye götüreceğim. Sizler bu yazıyı okurken belki de yorgan, sevimli sahibini ısıtıyor olacak.

Herkese neşeli, eğlenceli günler diliyorum.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Annem'den patchwork yatak örtüsü



Sıcaklar ve Ramazan beni oldukça yavaşlattı. Ama annem boş duramıyor. Bu yatak örtüsüne bir kaç ay önce başlamıştı ve bitirdi.



Modeli bir kaç yıl önce yayınlanan bir patchwork dergisinden. Ama renkleri tamamen anneme ait. Yapması çok eğlenceli bir örnek. Ben de daha önce aynı örnekten kardeşime bir duvar panosu yapmıştım. Fotoğrafı yok. (Söyleyeyim de bir fotoğrafını çeksin)



Yatak örtüsünün ana motifi olan kare ve üçgenlerin çevresi aplikelerle süslü. Aplikeler çiçek dalları şeklinde.



En büyük aplikelerden biri dalda yumurtalarını bekleyen bir kuş. Bu kompozisyonu ben de daha önce bu çaydanlık kılıfında kullanmıştım.



Bu ne çiçeği bilmiyorum ama şeklini çok beğeniyorum. Unutmadan, annem aplikelerin altına tela yapıştırarak çalıştı.



Bu da başka bir çiçek dalı.



Ana kareler köşeleri alta ve üste gelecek şekilde, arada birer boş kare bırakarak yerleştiriliyor. Kenarlar üçgen parçalarla tamamlanıyor. Ve bu kısımlar aplike ile süsleniyor.



Ana karelerin yakından görünüşü.



Bir de genel görünüş...



Örtünün yataktaki hali işte böyle. Yastığı yok, çünkü annem henüz yapmadı. Yastığını da yapsın hemen paylaşırım.

Ben de iki tane bebek yorganı yapıyorum. Yavaş ilerliyor ama bitecek. Umarım bayramdan önce bitirir ve sizlerle paylaşırım. Her ihtimale karşı, şimdiden herkese mutlu bayramlar diliyorum.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Kalpli, kelebekli duvar panosu



Sözümü tuttum. Bir önceki yazımda yeni işler geliyor demiştim. İşte yeni tamamladığım duvar panom. Ben duvar panolarını tablolar gibi kullanıyorum. Bir benzerini daha önce yapmıştım. Burada görebilirsiniz. İki pano arasında küçük farklar var, ama genel konsept aynı.



Bu panoyu el dikişi ile hazırladım. 12 Kareden oluşan panomu iki renk kumaşla çerçeveledim. Düz renkli kareleri aplikelerle süsledim.



Kenarındaki ilk çerçevede yorganlama ile kalp motifleri yaptım.



Aplike kalpler üç farklı kumaştan oluşuyor. Bu tekniğe "crazy-çılgın" deniyor.



Kalplerin kenarına, kalın pamuklu iplikle teyel dikişi geçtim. Her birini farklı düğmelerle süsledim.



Ayrıca bütün kareleri ve kalpleri yorganlama ipliği ile yorganladım. Bence yorganlama patchwork'deki motifleri ortaya çıkarıyor.



Buradaki düğmeye bayılıyorum. Gülen yüz...



Panoda kalplerin yanında kelebekler de var. Kelebeğin de gövdesini pamuklu iplikle çerçeveledim.



Köşelerdeki ayrıntılar böyle.



İşte böyle! Ben pano olarak yaptım ama bitince bebek örtüsü de olabileceğini düşündüm. Kalpler ve kelebekler bebeklere de yakışmaz mı?

Çok yakında bir başka işle bu sayfalarda buluşalım. Hepinizi bekliyorum. Sevgilerimle...

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Mis kokulu "merhaba"


Hiç planlamadığım bir haftalık bir ara verdim, bilmem farkettiniz mi? Eşim bir süredir kendini iyi hissetmiyordu ve bu konuda tahlil ve tetkikler yaptırıyordu. Doktorlar dinlenmesini önerdi. Biz de bir haftalık "kafa dinleme" tatili yapalım dedik. Evden çok uzaklaşmadan dinlenebilmek için Adalar'a gittik. Bugün eve döndüm. İlk iş sizlere "merhaba" diyorum. Bavulları açıp yerleşeyim yeni işlerim var hemen yayınlayacağım.

Bu arada üstteki fotoğrafta, petunyalarımın bekçisi, mısır kabuklarından annemin yaptığı bir bebek. Mis gibi çiçek kokuları ile başbaşa kalın. Herkese sevgiler...

22 Temmuz 2010 Perşembe

Geri Dönüşüm...



Benden de bir "geri dönüşüm" projesi... Tatile gitmeden hemen önce yaptığım bu çantayı tatilde sizler için fotoğraflamıştım; nasıl yaptığımı anlatma sözü vermiştim. Artık zamanıdır.



Bu çantayı oğlum Yankı getirmişti. Bir yerde promosyon olarak vermişler, Yankı'da arkadaşları ile birlikte birkaç tane almış. Bana getirmişti. "Anne sen bununla bir şeyler yaparsın" diyerek. Artık çocuklar da alıştı, bana malzeme topluyorlar.

Uzun zamandır duruyordu. Sonra nette gördüğüm çanta süslemelerini uygulamak için uygun bir zemin olacağını düşündüm. Hazır çantayı süsleyeyim, çanta dikmekle uğraşmayayım dedim.



İşte iki çanta yan yana... Eski hali - Yeni hali.



Önce şerit şeklindeki iki renk kumaşın kenarlarına zig-zag geçtim. Ortasından büzerek çantanın orta kısmına diktim. Burada amaç çantadaki logoyu kapatmak. Sonra üzerini kumaş çiçeklerle süsledim. Çiçeklerden iki tanesini kumaşları büküp kendi etrafında çevirerek yaptım.



Katlı çiçekleri de yuvarlak kumaş parçalarını katlayarak oluşturdum. Alta iki kat yuvarlak kumaş koydum üzerine katladığım katları yerleştirdim. Ortadan birer düğme ile tutturdum.



Bu da çantanın arkası... Ortadaki kumaş şeritleri arka tarafa da döndürdüm. Arkası çok sade olmasın diye bir tane çiçekle süsledim.



Bu küçük çiçekleri de çıt çıtın üzerine yerleştirdim.

Tatilde çok işime yaradı. Tatil dönüşü Ece (yeğenim) çok beğenince O'na verdim. Elimde kalan diğer çantaları da en kısa zamanda süsleyip hediye edeyim diye düşünüyorum.

İş çok ama, sıcakta bu işleri yapmak çok zor. Hepimize kolay gelsin. Sevgiler...

1 Temmuz 2010 Perşembe

Son gelişmelerden bir özet...

Biliyorum blogumu ve sizleri çoook ihmal ettim. Az kaldı, yakında evimde ve bol zamana sahip olacağım. Bu ayrılığın acısını yeni projelerle çıkaracağız. En son yazımda yoğunluktan söz etmiştim. Bu işler şu anda bitti. Önce çocukların tiyatro gösterisi oldu; sonra mezuniyet balosu... Tabii bu işler kolay olmadı, çok yoruldum. Böyle olunca hemen tatil planı yapıldı ve apar topar tatile çıktık.

Tatile gelmeden önce sizlerle çocukların tiyatro oyunlarından resimler paylaşmak istiyorum.




Büyük oğlum oyunda tilki rolündeydi. Çok güzel bir çocuk oyunu oynadılar " Yaramaz Tilki". Küçük oğlum da ördekti. Onların oyununun adı da "Kümes Hayvanları" idi. Ördek kostümünü ben diktim. Kostümü sarı polardan hazırladım, gagası ve ayaklarını turuncu satenden. Çocukların hepsi müthişti, şahane performanslar izledik.

Sonra mezuniyet balomuz vardı. Biz diyorum çünkü anne ve babaların her sınıfı çocuklarla birlikte tekrar okuduğunu düşünüyorum. Yani biz de 5.sınıfı bitirdik. Balomuz çok güzeldi. Hem çok eğlenceli hem de duygusal saatler geçirdik. Üniversite mezuniyetlerine...


Beşinci sınıftan mezun olan Yankı ile dansımız. Bu arada taç kendi imalatım...

Ve küçük oğlum Çağrı. İkinci dansı da Çağrı ile ettim.
Bu arada karneleri de aldık. Karneler süper ! Çocuklar iyi bir yaz programını haketti. Ve sıra tatile geldi.

Tatilimizi Bodrum'da geçiriyoruz. Tatil her yerde güzel ama Bodrum'da başka güzel. Sizler için birkaç Bodrum manzarası.


Bodrum kalesi...



Bizle birlikte Savarona'da burada. Sizler için Yankı fotoğrafladı.

Bu da Çağrı'dan, Yat limanı...


Bu da manzaraya karşı ben... (Çantayı tatile gelmeden hemen önce yaptım. Dönüşte hikayesini paylaşırım.)
Biz bir süre daha buralardayız. Eve dönünce ayrıntılarla yanınızdayım. Herkese sevgiler, selamlar...






10 Haziran 2010 Perşembe

Çok meşgulüm çok ...



Herkese kısa bir merhaba! Resimdeki bir demet özür çiçeği -annemin işlemesi-... İşlerim çok. Büyük oğlumun Cuma akşamı mezuniyet balosu var.(5.sınıf) Hazırlıklar tam gaz devam ediyor. Pazar günü de iki oğlum birden drama kursunda tiyatro oyunu oynayıp, mezuniyet belgelerini alacak. Kostüm hazırlanması, eksiklerin giderilmesi, son dakika sürprizleri... Kısacası çok yoğun zamanlar geçiriyorum. Sizleri ihmal ettim, biliyorum. Ama gelecek hafta buralardayım. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.